İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/6784 Karar: 2023/8398 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6784 K.2023/8398

9. Ceza Dairesi 2023/6784 E. , 2023/8398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/64 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/6784 E. , 2023/8398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/64 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/6784 E. , 2023/8398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/64 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/88 Esas, 2018/498 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/344 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/7478 Esas, 2020/2662 Karar sayılı kararı ile, olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihi itibarıyla otuz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2021/24841 Esas, 2022/9273 Karar sayılı kararı ile, sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekili tarafından temyiz üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2021/24841 Esas, 2022/9273 Karar sayılı kararı ile, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.06.2020 gün ve 2019/7478 Esas, 2020/2662 sayılı kararıyla bozulması üzerine 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesi uyarınca mahkemesince bozma ilamına uyulmasına ya da direnilmesine karar verildikten sonra yargılama sonucunda sanık hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 7. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/362 Esas, 2023/64 Karar sayılı kararı ile, sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Adlî tıp raporunun katılan beyanına dayalı olarak verildiğine, katılanın eski eşi olan tanığın beyanının gözetilmesine, katılanın kolluk ifadesinde sanığın kendisine yönelik cinsel bir eyleminin olmadığını beyan ettiğine, katılanın sakaryaya taşındıktan sonra antepte yaşayan sanığı sakaryada yaşaması için davet ettiğine, cinsel eyleme maruz kalan birinin bu talebinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılanın, sanığın çocuğun cinsel istismarı eylemleri ile ilgili beyanlarına itibar edilmemesine rağmen cinsel saldırı eylemlerinin gerçekleştirdiğinin kabul edilmesinin de yanlış olduğuna, sanığın ikrar ettiği olayların 6-7 yıl önce gerçekleştiğine ve şikayete tabi olduğuna, şikâyet süresinin geçtiğine, kabulü halinde de ikrarından dolayı takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Katılanın beyanlarının samimi ve tutarlı olduğuna, sanığın birden fazla kez organ soktuğuna, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir bir neden bulunmadığına, sanığın nitelikli saldırıdan ve üst hadden cezalandırılması ve Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Katılanın küçük yaşlardan itibaren sanığın eylemlerine maruz kaldığına, sanıktan korkusundan ve çevrenin duymasından endişe ettiğinden şikâyetçi olmadığına, sanığın beyanlarında katılanın göğüslerini ellediğini, dudağından öptüğünü kabul ettiğine, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'nin katılan ...'nin öz babası olduğu, 23.11.2017 tarihinde sanığın küçük kızı olan dava dışı ...'nın kolluğa müracaat ederek babasının kendisine karşı şiddet uygulaması nedeniyle şikayetçi olduğu, ayrıca ...'nın kolluk nezdinde verdiği beyanda babasının kendisine ve iki ablasına karşı cinsel istismarda bulunduğunu belirtmesi üzerine soruşturmaya başlanıldığı, katılan ... ile müdahilin kız kardeşi tanık ...'ün soruşturma aşamasında ilk beyanlarında istismar iddialarının doğru olmadığını, babalarının kendilerine yönelik herhangi bir cinsel hareketinin bulunmadığını belirterek şikâyetçi olmadıkları, daha sonra katılan ... ile tanık ...'ün ilgili kolluk birimine tekrar müracaat ederek babaları ile ilgili verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek tekrar ifade verdikleri, katılan ...'nin birinci evliliğinin 2010 yılında boşanma ile sona ermesinden sonra tekrar baba evine döndüğü, burada sanık ...'nin evde yalnız oldukları bir vakitte öz kızı olan katılan ...'yi 2010 yılı içinde tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte katılanın göğüslerini okşamak ve dudağından öpmek suretiyle tasaddi boyutuna varan eylemlerde bulunarak cinsel saldırı suçunu işlediği dosya kapsamındaki sanığın açık ikrarı, katılan ... tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu Mahkemece kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/362 Esas, 2023/64 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla