Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/8105 E. , 2024/1313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/63 E., 2023/189 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 05.08.2017 tarihli 7035 sayılı Kanunun 21 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı C
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/8105 E. , 2024/1313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/63 E., 2023/189 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 05.08.2017 tarihli 7035 sayılı Kanunun 21 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki 15 günlük temyiz sürenin bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara ilişkin olarak düzenlendiği, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce verilip Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8 nci maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun temyiz süresi yönünden yanıltıldığı anlaşıldığından, 03.04.2023 tarihinde tebliğ edilen hükme ilişkin 18.04.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan ön incelemede: Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin anılan nedenle süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ve 2012/453 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureyi ikametine götürerek öpüşmek şeklinde eylemlerde bulunduğunun kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2016/5047 Esas, 2021/1074 Karar sayılı kararı ile; yetersiz gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi kurumlarının uygulanmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmadığı gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma kararı üzerine devam olunan yargılamada İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmekle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, anılan karar 01.07.2021 tarihinde kesinleşmiştir. 4. Suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresi içinde 23.10.2021 tarihinde işlediği yoklama kaçağı suçundan mahkumiyetine dair kararın 20.01.2023 tarihinde kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar üzerine İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/63 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun, askerliğe elverişsiz durumda olması sebebiyle yoklama işlemini yaptırmamasının kasten işlenen bir suça vücut vermeyeceğinden hükmün açıklanmasının şartlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kararın gerekçe kısmında suç tarihinin "2011 yılı Mart- Nisan ayları" olarak kabulüne karşın karar başlığında suç tarihinin "28.07.2011" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/63 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi. ...