İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/8183 Karar: 2023/6737 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/8183 K.2023/6737

9. Ceza Dairesi 2023/8183 E. , 2023/6737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2023/74 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzrine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 say

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/8183 E. , 2023/6737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2023/74 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzrine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 say

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/8183 E. , 2023/6737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2023/74 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzrine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2010/589 Esas, 2014/1 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2021/20161 Esas, 2022/4712 Karar sayılı kararıyla hükmün "...Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/462 Esas, 2022/509 Karar sayılı kararıyla Ağır Ceza Mahkemesine Görevsizlik Kararı verilmiştir. 5. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/384 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, mahkemece çelişkilerin giderilmesi gerektiğine, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin kabulü; 1. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında mağdureye karşı cinsel istismarda bulunmadığını beyanla atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır. Mağdurenin bozma öncesi mahal Mahkemesince ve bozma sonrası Mahkemece alınan beyanında babası olan sanığın kendisine yönelik olumsuz davranışının olmadığını, özel bölgelerini ellemediğini ve sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Mağdurenin annesi Naciye'nin bozma öncesi mahal Mahkemesince ve bozma sonrası Mahkemece alınan beyanında, eşi olan sanık ile olay tarihinde aralarında kavga yaşandığını, eşinin kendisini yaralaması nedeniyle olayın şoku ile sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğunu belirttiği anlaşılmıştır. Bozma öncesi yapılan yargılama sırasında alınan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda; mağdure ile ilgili olarak; babası tarafından basit cinsel istismara uğradıkları yönünde ifadeleri olduğunu, görüşmede olayın yaşanmadığını, korktuğu için karakolda o şekilde ifade verdiklerini belirttiği, yapılan ruhsal durum muayenesinde; görünümü yaşında gösteren, görüşmeye istekli, bilinç açık, yönelim tam, yargılama normal, duygu durumunun ve afektin olağan olduğunun tespit edildiği, Cattell Zeka Testi sonucu normal zeka düzeyi ( IQ 90 ) olduğu hususları belirtilmiştir. 2. Yapılan yargılama, toplanan deliller, şikayetçi ve mağdure beyanları, sanık savunmaları ile tüm dosya kapsamından; her ne kadar sanık hakkında, mağdureye yönelik cinsel istismar suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması amacı ile kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda alınan ve birbiri ile uyumlu savunmalarında atılı suçlamayı inkar ettiği, şikayetçi Naciye'nin aşamalarda alınan beyanında sanığın kendisini yaralaması nedeniyle olayın şoku ile sanığın mağdureye cinsel istismar eyleminde bulunduğunu beyan ettiği, sanığın, müşterek kızları olan mağdure baba gibi sevdiğini ve sarıldığını, kendisinin yanlış anladığını belirttiği, sanığın kızı olan mağdurenin aşamalarda alınan beyanında, annesi olan şikayetçinin babası olan sanığı yanlış anladığını, sanığın kendisine dokunmadığını, bacaklarını ve göğüslerini ellemediğini, olumsuz bir davranışı olmadığını beyan ettiği, sanığın, mağdurenin rızası dışında özel bölgelerine dokunmak suretiyle cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğine dair başkaca somut herhangi bir delil bulunmadığı, şikayetçi ve mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarının çelişkili olduğu ve mağdurenin beyanlarının atfı cürüm niteliğinde kaldığı, bu haliyle sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında cezalandırılmasına yeter somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı anlaşılmakla, şüpheden sanığın yararlanacağına dair evrensel hukuk ilkesi de gözetilerek; sanığın, "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine dair tüm dosya kapsamına göre oluşan vicdani kanaat doğrultusunda hüküm tesis edildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/384 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla