Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/8189 E. , 2023/7092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/451 E., 2023/383 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/8189 E. , 2023/7092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/451 E., 2023/383 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı KARAR :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/386 Esas, 2022/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada eylem, çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2023/451 Esas, 2023/383 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve katılan ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkemenin delilleri yeterince tartışmadığını, dosyadaki telefon mesajlarının duruşmada okunarak sanığa sorulmadığını, mağdurenin on beş yaşından büyük görünmesinin dikkate alınmadığını, mağdurenin kendi yaşı ile ilgili sanığa ne şekilde bilgi verildiğinin sorulmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mesaj içeriklerinden sanığın mağdure ile yalnız kaldıklarında parmağını cinsel organına soktuğunun anlaşıldığına, sanığın mağdurenin evine gitmediğini söylediğine ve beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, ayrıca sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının kanuni olmadığına ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa alt sınırdan ceza verilmesi ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının kanuni olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mağdurenin babası ile sanığın arkadaş olduğu, ayrıca sanığın katılan ve eşine ait Kağıthane ilçesinde bulunan tekstil atölyesinde 1 yıldır çalışmakta olduğu, yaz tatili nedeniyle mağdure ile kardeşinin de gün içerisinde atölyede bulundukları, atölyede bir araya gelen mağdure ile sanığın Ağustos ayı başlarında sevgili oldukları, 11.09.2022 günü sanığın, mağdure ve ailesi ile birlikte pikniğe gittiği, burada mağdurenin, sanığın kullanmakta olduğu bisikletin arkasına binmesinin katılanın dikkatini çekmesi üzerine 14.09.2022 günü katılanın mağdureye ait cep telefonunu kontrol ettiği, sanık tarafından rızaen teslim edilen cep telefonunun yapılan incelemesinde, mağdure ile sanık arasında geçen cinsel içerikli konuşmaların bulunduğunun tespit edildiği, Dosya içerisinde mevcut mesajlaşma kayıtlarından sanığın mağdureye yönelik daha önce çok kez cinsel istismar noktasına ulaşan eylemlerde bulunduğunun, ayrıca sanığın mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bildiğinin anlaşıldığı, Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, mağdure ile bir süredir sevgili olduklarını, 10.09.2022 günü mağdurenin ikametine gittiğini, burada baş başa oldukları sırada mağdure ile öpüştüklerini, kıyafetlerinin üzerinden mağdurenin kalçasına dokunduğunu, göğsüne ya da özel bölgelerine dokunmadığını beyan ettiği, Mağdurenin kovuşturma aşamasında alınan beyanında özetle; sanık ile sevgili olduklarını, cinsel yönden münasebetlerinin olduğunu, bu durumun bir süredir devam ettiğini, ancak cinsel organlarına yönelik herhangi bir ilişkiye girmek şeklinde eylemin olmadığını beyan ettiği, Tanık Ebrar'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında özetle; mağdurenin kardeşi olduğunu, konu hakkında çok bir şey konuşmadıklarını, olaylar hakkında bir görgüsünün ve bilgisinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece; "Yapılan yargılama, toplanan deliller, iddia, sanık savunması, mağdur ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın mesaj içeriklerinde yer alan 10/09/2022 günü gerçekleşen eyleme ilişkin olarak organ sokma şeklinde gerçekleşen bir eyleminin bulunmadığına yönelik savunması ile mağdurun olay ile ilgili sanık savunması doğrultusundaki beyanları karşısında, sanığın TCK 103/2. Maddesi kapsamında mağdura yönelik organ sokma şeklinde gerçekleşen bir eylemine ilişkin dosya kapsamında yeterli delil mevcut olmadığı, ancak sanığın gerek ikrar içerikli beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın birden fazla kez 15 yaşını doldurmamış olan mağdura karşı, ağustos 2022 tarihinden 14/09/2022 tarihine kadar mağduru boynundan ve dudağından öpmek, mağdura dosya kapsamında bulunan müstehcen içerikli mesajlar göndermek, kalçasına dokunmak ve benzeri şeklindeki eylemleri ile zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılmakla, Her ne kadar sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik organ sokmak suretiyle Çocuğun nitelikli Cinsel İstismarı suçundan dolayı cezalandırılması istenilmiş ise de eylemin kül halinde mağdura yönelik Cinsel İstismar suçunu oluşturduğu ve bu şekilde eylemine uyan TCK.nın 103/1-1.cümlesi uyarınca suçun işleniş şekli ve özelliği, sanık ile mağdur arasındaki yaş farkı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın eylemi birden fazla kez gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından TCK.nın 43 maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden cezası TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesine, sanığa verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak şartları oluşmadığından 5237 sayılı TCK'nun 50, 51 ve 5271 sayılı CMK'nun 231.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin gösterdiği temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2023/451 Esas, 2023/383 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.