İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/8629 Karar: 2023/6885 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/8629 K.2023/6885

9. Ceza Dairesi 2023/8629 E. , 2023/6885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1098 E., 2023/614 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin b

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/8629 E. , 2023/6885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1098 E., 2023/614 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin b

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/8629 E. , 2023/6885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1098 E., 2023/614 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/872 Esas, 2020/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/879 Esas ve 2020/1118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/879 Esas ve 2020/1118 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.03.2022 tarihli ve 2021/16829 Esas, 2022/2684 Karar sayılı kararı ile özetle Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2022/1098 Esas, 2023/614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.06.2023 tarihli, 9-2023/58532 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eylemin nitelikli şekilde gerçekleştiğine, sanık hakkında temel cezanın üst sınırdan belirlenip zincirleme suç hükümlerinin ise azami hadden belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmamasına, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının bölünmemesi gerektiğine, sanık hakkında temel cezanın üst sınırdan belirlenip zincirleme suç hükümlerinin ise azami hadden belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmamasına, sanığın eylemlerinde tehdit unsuru olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olup çelişkili olduğuna, raporların sanık lehine olduğuna, aralarında husumet bulunduğuna, dosyada bulunan ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğuna, suç tarihinde sanığın fiziksel durumunun suça ilişkin icrai eylemlere imkan tanımadığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. D. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; "Sanık ...'ın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarih ve 2019/872 Esas, 2020/140 Karar sayılı re'sen de istinafa tabi hükmüne karşı katılan bakanlık vekili, katılanlar vekili ve sanık müdafisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizin 08/07/2020 tarih ve 2020/879 esas, 2020/1118 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, yeniden mahkumiyet hükmü kurulmasına karar verildiği, Dairemizin yeniden kurduğu mahkumiyet hükmünün ise sanık müdafisi, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21/03/2022 tarih ve 2021/16829 Esas 2022/2684 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, Dairemizce duruşma açılarak ve bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonunda; Yargıtay bozma ilamı, Dairemizce bozma sonrası aldırılan adli tıp kurumu raporu, sanık ile mağdurun yapmış oldukları konuşma içeriği, dinlenen ilgili beyanları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile suç tarihi itibariyle 9 yaşında olan öz kızı mağdurun evde yalnız kaldıkları farklı zamanlarda, birden çok kez, mağdurun kıyafetlerini çıkararak, mağdurun vücudunun çeşitli yerlerine dokunması, dili ile mağdurun cinsel organını yalaması, aynı şekilde parmaklarını cinsel bölgelerine sürtmesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin mağdura yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, sanığın bu suçtan cezalandırılması gerektiği anlaşılmakla eylemine uyan TCK 103/1-1.cüm-3 cüm, 103/3-c maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, eylemini karşı farklı zamanlarda birden çok kez gerçekleştirdiği anlaşılmakla eylemine uyan TCK 43/1 maddesi uyarınca artırım yoluna gidilmesi gerektiği, artırım oranının eylemin gerçekleşme sayısı gözönüne alındığında Dairemizce 1/2 olarak kabul ve taktir edildiği, sanığın duruşmadaki davranışları sebebiyle TCK 62 maddesi uyarınca indirim yoluna gidildiği." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde belirtilen arttırım oranının alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına ilişkin gösterdiği gerekçenin yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 4. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 5. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2022/1098 Esas, 2023/614 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla