İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/8770 Karar: 2023/7203 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/8770 K.2023/7203

9. Ceza Dairesi 2023/8770 E. , 2023/7203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/820 E., 2023/260 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle d

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/8770 E. , 2023/7203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/820 E., 2023/260 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle d

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/8770 E. , 2023/7203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/820 E., 2023/260 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2014/246 Esas, 2014/523 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2014/246 Esas, 2014/523 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 31.10.2022 tarihli ve 2021/22140 Esas, 2022/9693 Karar sayılı kararı ile Mahkemece gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/820 Esas, 2023/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.06.2023 tarih ve 9-2023/65016 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin Temyiz İsteği Kararın hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece "Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan delillere ile dosyadaki mevcut tüm belgeler ve tutanakların birlikte değerlendirilmesi sonucunda usul ve yasaya uygun bulunmakla ara karar ile uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada sanığın üzerine atılı suç yönünden yapılan değerlendirme neticesinde aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır. Bilindiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanundaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar yeniden düzenlenmiş olup; TCK.nun 102/1.maddesinde aynen, 'cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.' hükmüne yer verilmiştir. Sarkıntılık kavramı da; failin mağdura yönelik yüzeysel, geçici ve hafif derecede cinsel davranışlarını ifade eder. Sarkıntılık suçu, kesik ve ani bir eylemle işlenen bir fiildir. Yerleşik Yargıtay kararlarında, bedensel temas içeren ve belirli bir yoğunluğa ulaşmış, ani olmayan ve kesik olmayan hareketlerle işlenen, cinsel arzuları tatmine yönelik fiillerin basit cinsel istismar suçunu oluşturacağını kabul etmek gerekeceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay uygulamasında sarkıntılık suçuna vücut veren hareketlerin; "mağdurun yanaklarından öpmek", 'mağdurun cinsel organına dokunmak', 'mağdurun göğüslerini okşamak' şeklinde aniden gerçekleşen, sürekliliği olmayan ve belli bir yoğunluğa ulaşmayan hareketler olduğu anlaşılmaktadır. [Benzer yönde bkz: YCGK 24/05/2005 tarih ve E.2005/5-34, K.2005/54; 19/02/2002 tarih ve E.2002/5-44, K.2002/175; 26/12/1988 tarih ve E.287, K.557 sayılı kararları.] Diğer yandan; dava zamanaşımı 5237 sayılı TCK.nın 66.maddesinin 1.fıkrasında '...Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ...beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer...' hükmüne yer verilmiştir. Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 102/1.maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçuna vücut vermekte iken ani nitelikteki, kesiklik gösteren ve devamı bulunmayan bu eylem 6545 sayılı Kanun'un 58.maddesiyle yapılan değişiklikten sonra TCK'nın 102/1.maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturmaktadır. Somut olayımızda TCK'nın 7.maddesi de gözetilerek açıkça lehe olan sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçu açısından inceleme günü itibarıyla dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Sanığa atılı sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunun yaptırımı 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 102.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiş olup TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl; aynı Kanun’un 67/4.maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise on iki yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başkaca bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 2013 tarihinde gerçekleşen eylemle ilgili olarak, iddianame tarihinin 05/04/2014 olduğu, sanığın sorgusunun 01/07/2014 tarihinde yapıldığı ve zamanaşımının son olarak sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 18/11/2014 tarihinde kesildiği,bu tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin bulunmadığı da gözetildiğinde, TCK.nun 66/1-e maddesinde öngörülen sekiz yıllık asli zamanaşımı süresinin 18/11/2022 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; iddia, sanık savunmaları içeriği, sanığa husumeti olmamakla suç isnadını gerektirecek dosyaya yansımış somut bir nedeni bulunmayan katılanın samimi beyanları ile tanık anlatımları yanında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay gün ve öncesinde farklı zamanlarda sanığın katılanın kalçasını ellemek ve yemek esnasında ayağına sürtünmek şeklindeki eylemlerinin cinsel arzuları tatmin amacına yönelik, devamlılık arzetmeyen, ani ve hareketler yönünden kesiklik gösteren ve belli bir yoğunluk kazanmamış ve birlikte fiziksel temas içeren sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar suçunu oluşturduğu, bu halde hakkında basit cinsel saldırı suçundan TCK.nun 102/1-2.cümle ve 53.maddeleri gereğince açılan kamu davasında da atılı suça kanunda öngörülen ceza üst sınırı itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alınmakla birlikte TCK.nun 66/1-e.maddesinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin en son 18/11/2022 tarihinde dolduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 66/1-e, 66/6, 67/4 ve 5271 sayılı ...nun 223/8.maddesi uyarınca düşürülmesine karar vermek gerekmiştir. Anlatımlar nazarında ve açıklanan hukuki gerekçeler karşısında aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması kavramı ile failin, yazılı veya sözlü bir hizmet akdine dayanarak mağdur üzerinde işe alma, işten çıkarma, ücret gibi sosyal haklarını belirleme şeklindeki yetkilere sahip olup, bunun verdiği nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle suç işlenmesinin kastedilmesi karşısında Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/820 Esas, 2023/260 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla