Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/8979 E. , 2023/6575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/372 E., 2023/390 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/8979 E. , 2023/6575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/372 E., 2023/390 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2022/323 Esas, 2023/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/372 Esas, 2023/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sübuta ve teşdiden ceza tayininin yerinde olmadığına ilişkindir . III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de, sanığın aşamalardaki dolaylı ikrar niteliğindeki beyanları, mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve özü itibariyle birbiriyle uyumlu beyanları, alınan imaj kayıtları, alınan raporlar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde, sanığın suçlamaları kabul etmediği yönündeki savunmaları inandırıcı bulunmamış olup, sanığın mağdurla yakınlık kurmaya çalıştıktan sonra mağduru çalışmış olduğu düğün salonunda yalnız bulunduğu zamanlarda birden çok kez yanına çağırdığı, mağdurun özel bölgelerini okşadığı, dudağından öptüğü, mağdurun anal bölgesine cinsel organını sürttürmek suretiyle şehevi hislerini tatmin ettiği, mağdurun vajinasını ellediği, okşadığı, okşadığı sırada mağdurun canının da acıyacağı şekilde eylemine devam ettiği, sanığın bu şekilde uzun süreye dayalı olarak mağdura karşı cinsel istismarda bulunduğu, Her ne kadar sanık hakkında TCK. 103/2 maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, mağdurun aşamalardaki beyanlarında parmak sokma eyleminden bahsetmesine karşılık mağdurla ilgili düzenlenen raporda mağdurun vücut dokunulmazlığının cinsel yoldan ihlal edildiğine dair maddi bir delil tespit edilemediğinin belirtilmesi karşısında sanığın cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği hususunun şüphede kaldığı, Sanığın yukarıda belirtilen eylemlerinin ani, kesintili, kısa süreli olmadığı, eylemlerinin sarkıntılık sınırını aşan cinsel istismar boyutunda kaldığı ve mevcut haliyle sanığın sübuta eren eyleminin, mağdurun suç tarihleri itibariyle 15 yaşından küçük, 12 yaşından büyük olması sebebiyle TCK. 103/1-1 cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, Her ne kadar sanık hakkında, sanığın elinde bulundurduğu mağdurun çıplak fotoğraflarını internet ortamında yaymakla ve yaşamış oldukları ilişkiyi annesine, babasına söylemekle mağdura karşı şantaj suçunu işlediği iddia edilerek sanığın şantaj suçundan da ayrıca cezalandırılması talep edilmiş ise de, Mağdurun başlangıçta sanığın kendisi ile yakınlık kurması üzerine sanığın talebi ile sanığın cinsel istismar eylemlerine rıza gösterdiği, bu süre zarfında mağdurun sanığın talebiyle sanığa çıplak fotoğraflarını gönderdiği, ancak mağdurun suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olması sebebiyle rızasının hukuken geçerli olmadığı, mağdurun daha sonra sanığın eylemlerinin kötülüğünün idrakine vardığı, ancak bu kez sanığın elinde bulundurduğu mağdurun çıplak fotoğraflarını internet ortamında yaymakla ve yaşamış oldukları ilişkiyi annesine, babasına söylemekle mağduru tehdit ederek, mağdurun kendisi ile buluşmasını sağladığı ve cinsel istismar eylemlerine devam ettiği, sanık ve mağdurun ilişkilerinin uzunca bir süre devam ettiği, başlangıçta rıza ile başlayan ilişkinin sanığın mağduru çıplak fotoğraflarını yaymakla ve ilişkiyi anne ve babasına söylemekle mağduru tehdit ederek, mağdurun yanına gelmesini sağladığı ve sonrasında cinsel istismar eylemlerine devam ettiği, bu haliyle sanığın şantaj olarak vasıflandırılan eyleminin TCK. 103/4 maddesi uyarınca tehdit kapsamında bulunduğu ve sanığın eylemini TCK. 103/4 madde kapsamında tehditle işlediği, Sanığın yukarıda belirtildiği üzere cinsel istismar niteliğindeki eylemlerini birden çok kez gerçekleştirmesi sebebiyle, suçu TCK. 43 maddesi kapsamında zincirleme işlediği, " gerekçesiyle sanık hakkında teselsülen çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir . B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu hükümde herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamış; sanık müdafi nin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/372 Esas, 2023/390 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.