Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/9080 E. , 2023/6811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/151 E., 2023/181 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 n
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/9080 E. , 2023/6811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/151 E., 2023/181 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanıklar ve müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/312 Esas, 2022/80 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/611 Esas, 2022/673 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/11513 Esas, 2022/11507 Karar sayılı kararı ile özetle; "Sanıkların mağdureye karşı cinsel saldırı eylemlerini birbirlerini takiben gerçekleştirdikleri gözetilerek doğrudan müşterek fail olarak birlikte işledikleri tek suçtan 5237 sayılı TCK’nın 102/2, 102/3-d maddesi gereğince ceza tayin edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, çifte değerlendirme yasağına aykırı olarak aynı mağdureye karşı farklı zamanlarda aynı suçun işlenmesi şartları gerçekleşmediği halde her bir sanığın işlediği eylemin farklı suç kabul edilerek bir de TCK’nun 43/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla cezaya karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2023/151 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların şantaj suçundan dolayı ayrıca cezalandırılmaları gerekirken fikri içtima hükümleri hatalı uygulanarak bu suçtan hüküm kurulmamış olmasının ve sanıkların alt sınırdan takdiri indirim uygulanarak cezalandırılmalarının hukuka aykırı olduğuna ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... ile Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanın ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun bir yıllık süre dolmadan alındığına, sanıkların aynı egemenlik sahası içerisinde suçun işlenişi üzerinde birlikte hakimiyet kurup kurmadığının tespiti bakımından olayın geçtiği yerde keşif yapılması gerektiğine, sanığın telefonunun kamera ve video kaydetme özelliği olmadığının dikkate alınmadığına, sanığın katılan ile sanık ... arasındaki yazışmalardan ve katılanın videosundan haberi olmadığına, sanığın katılanla para karşılığı rıza ile cinsel ilişkiye girdiğine, alınan adli raporu da bu hususu doğruladığına, ayrıca katılanın çekilen videodan (Canlı yayın) haberi olup sürekli kameraya baktığının sabit olduğuna, buna rağmen bu videonun yayılacağından korkmasının kendisinden beklenemeyeceğine, katılanın videonun ailesi tarafından öğrenilmesi üzerine kendisine zorla cinsel saldırıda bulunulduğu yönünde yalan beyanda bulunduğuna, katılanın çelişkili beyanları dışında sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına ilişkindir. C. Sanık ... ile Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılanın videolarının yayılması üzerine yardım amaçlı mesaj attığına, katılanın sanık ... ile birlikte olduktan sonra sanık ...’e teklifi üzerine sanığın da katılanla birlikte olduğuna, hatta birliktelik sonrası akşam mesajlaştıklarına, katılanın videonun babası tarafından öğrenilmesi üzerine zorla cinsel saldırıya uğradığını söylediğine, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak delil olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Mahkemece iddia, savunma ve katılan ile sanık ... arasındaki yazışmalar ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın dava dışı ... ile aralarındaki cinsel ilişkiye dair görüntülerini rızaları dahilinde sosyal medya paylaşım sitesi üzerinden canlı yayın açmak suretiyle yayınladıkları, teşhir içeren görüntülerinin yaşadıkları kasabada yayıldığı ve yayılan görüntülerin sanık ... tarafından da görüldüğü, ardından sanık ...'in uzaktan akrabası olan katılan ile sosyal medya üzerinden iletişime geçtiği, dosya içerisinde bulunan sosyal medya yazışmalarından anlaşılacağı üzere sanık ...'in bahse konu görüntüleri gönderdikten sonra katılana görüntülerinin herkeste olduğunu ve arkadaşı ile cinsel ilişkiye girmesi karşılığında herkesten sildireceğini söyleyerek katılanın güvenini kazandığı, suça konu görüntülerin yayılmasından ve babasının görmesinden korkan katılanın yardım edeceği düşüncesiyle sanık ...'e inandığı, olay günü ...'in sürücülüğünü yaptığı araç ile diğer sanık ... ve katılanın birlikte ormanlık alana gittikleri, olay yerine gelen ancak ilişkiye girmek istemeyen katılana görüntüleri babasına göstereceklerini söyleyerek tehdit ederek sırası ile cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmış, sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanıkların katılana karşı cinsel saldırı eylemlerini birbirlerini takiben gerçekleştirdikleri gözetilerek doğrudan müşterek fail olarak birlikte işledikleri tek suçtan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince ceza tayin edilmiş olup sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmamıştır. 2. Olay akşamı katılanın "İçime mi boşaldın, midem bulanıyor" şeklindeki mesajlarından sanık ... ve katılan arasında cinsel ilişki gerçekleştiğinin anlaşıldığı, sanık ... her ne kadar rızası dahilinde aralarında cinsel beraberlik yaşadıklarını savunarak atılı suçlamaları reddetmiş ise de, dosyadaki mesaj içeriklerinden sanığın katılanı kandırarak iradesini sakatladığı ve olay yerine gelmesini sağladığının anlaşıldığı, ayrıca olay yerinde sanık ... ile ilişkiye gireceğini düşünerek gelen katılanı, kendisiyle de ilişkiye girmezse görüntüleri babasına göndereceğini söyleyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır. 3. Her ne kadar sanık ... da aşamalarda alınan savunmalarında olay yerine diğer sanık ...'in kendisine para karşılığında ilişkiye girebileceği kız bulduğunu söyleyerek gittiğini ve ilişki sonrasında katılana para verdiğini söyleyerek atılı suçlamaları reddetmiş ise de, sanık ...'ın da katılan ile aynı mahallede ikamet ettiği, eski köy vasfında olan bu yerleşim yerinde yaşayan diğer sanık ... ile arkadaş oldukları, katılanın olay yerine iki yaşında bulunan küçük kardeşi ile geldiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, sanık ...'ın katılanın durumundan habersiz olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, olay sonrasında verdiği 50 TL yi ise karşılık olarak değil, "Harçlık edersin" diyerek katılanın eline sıkıştırdığının katılan beyanlarından anlaşıldığı, katılanın sanık ...'in arkadaşı ile ilişkiye girmek için olay yerine sanık ... vasıtasıyla geldiği, ancak olay yerinde ilişkiye girmek istememesi üzerine görüntülerini babasına göstermekle tehdit ederek ilişkiye girdiği Mahkemece kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, kararda hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2023/151 Esas, 2023/181 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleriyle 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.