İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9090 Karar: 2023/7017 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9090 K.2023/7017

9. Ceza Dairesi 2023/9090 E. , 2023/7017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/440 E., 2023/464 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Dere

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9090 E. , 2023/7017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/440 E., 2023/464 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Dere

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9090 E. , 2023/7017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/440 E., 2023/464 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/248 Esas, 2023/9 Karar sayılı kararıyla sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 31.03.2023 tarihli ve 2023/440 Esas 2023/464 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkla yaşadığı tartışma nedeniyle mağdurenin gerçek dışı beyanlarda bulunduğuna, isnatların kurgu ve iftira niteliğinde olduğuna, sanığın İstanbul ilinde olduğuna, atılı suçları işlemediğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Mağdure ile sanığın sosyal medya üzerinden tanışarak gönül ilişkisi yaşamaya başladıkları, mağdurenin o sırada İzmir ilinde oturduğu, daha sonra tayininin Afyonkarahisar'a çıkması üzerine buraya taşındığı, sanık ile de evlenmeye karar verdikleri için Afyonkarahisar'daki evde birlikte yaşamaya başladıkları, mağdurenin bir an önce nikah yapmak istediği, ancak sanığın çeşitli bahaneler ile onu oyaladığı, kendisi hakkında yanlış bilgiler verdiği, kimliğinin olmadığını söylediği, 15.11.2021 tarihinde de bu sebeplerden dolayı aralarında tartışma çıktığı, sanığın tartışma sonrasında evden ayrılarak otobüs ile İstanbul iline gittiği, (...) (...) firmasından alınan yazı cevabına göre, sanığın 16.11.2021 tarihinde saat 18:30' otobüsü ile İstanbul'a gittiğinin anlaşıldığı, sanıkla tartışmaları sonrasında mağdurenin de, sanığın kendisine karşı işlediğini iddia ettiği hakaret ve şantaj suçlarından 16.11.2021 tarihinde savcılığa şikayetçi olduğu, bu tarihten sonra sanık ile aralarında telefonla yaptıkları görüşmelerde ve mesajlaşmalarda, sanığın mağdureden şikayetini geri almasını istediği, ancak mağdurenin şikayetini geri çekmediği, (bu hususta Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/135 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve sanığın tehdit suçundan ceza aldığı) 22.11.2021 tarihinde sabah saat 07:40 sıralarında mağdure işe gitmek amacıyla ikametinden çıkmak için kapıyı açtığında bir anda sanığı karşısında gördüğü, sanığın mağdureyi ve kapıyı itekleyip evin içine girdiği, kapıyı kapattığı, mağdureye karşı zor kullanmak suretiyle onu yatak odasına götürdüğü, yine zor kullanarak onu hareketsiz hale getirip cinsel saldırıda bulunduğu, sanığın, ilişki sonrasında yatak odasında bulunan mağdureye ait başka bir külota penisini sildiği ve bu çamaşırı eli ile yıkayıp daha sonra çamaşır makinesine attığı, mağdureye "ifadeni geri al, almaz isen peşini bırakmam" dediği, mağdurenin evden çıkmasına mani olduğu, "ben gideceğim, şikayetini geri al, almazsan kurtuluşun yok ölüm" dediği, mağdurenin olaylar esnasında "imdat" diye bağırdığı, ancak sanıktan korktuğu için daha fazla sesini çıkaramadığı, bu sesi komşularının da duyduğu, buna dair hem soruşturma hem yargılama aşamasında tanık olarak beyanlarının alındığı, yine mağdurenin sanıktan korktuğu için, bir süre sonra kapısına gelen polislere de kapıyı açmadığı ve kapı dışında bulunan polise "üstüm müsait değil, sizi ben çağırmadım" diyerek gönderdiği, daha sonra sanığın mağdureye "evden hiçbir şey yokmuş gibi çıkacağız" demesi üzerine, sanık ile birlikte evden çıktıkları, farklı yönlere doğru ayrılıp güvenli bir yere geçtikten sonra mağdurenin polisi aradığı; mağdurenin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Afyonkarahisar Devlet Hastanesinden alınan adli raporda, "müştekinin yapılan dış beden muayenesinde, boyun sol yan tarafta transvers seyirli, üzeri hafif krutlu, lineer 3 cm'lik çizik vasfında lezyon, boyun her iki tarafında palpasyonla tariflenen hassasiyet mevcut olduğu, söz konusu lezyonların yara karakter özellikleri dikkate alındığında, olay tarihinde meydana gelen fiziksel saldırı olayında oluşması muhtemel lezyon ve bulgular olup, BTM ile düzelebilecek nitelikte olduğu, genital muayenesinde, akut ya da fiili livata bulgusuna rastlanılmadığı, saat 3,7 hizasında eski yırtıkların mevcut olduğu, genital sürüntü örneğinin alındığı ve genital sürüntü örneğinde sperm hücresinin izlendiği, olaya ilişkin anamnez bilgisi, şahsın dış beden ve kadın doğum uzmanlarınca yapılan iç beden muayenesinde saptanan bulgular, vajinal sürüntüde sperm tespit edilmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde bulguların müştekinin tanımladığı cinsel saldırı öyküsü ile uyumlu olduğunun" tespit edildiği, mağdurenin evinde yapılan olay yeri incelemesi neticesinde; mutfakta, mutfak tezgahı altında bulunan (...) marka çamaşır makinesi içerisinde bayan giysileri ile müştekinin olay esnasında kullanılmış olduğunu beyan ettiği ıslak vaziyette 1 adet papatya ibareli bordo renkli, 1 adet ibaresiz mavi renkli, 1 adet ibaresiz siyah renkli toplam üç adet bayan külot bulunduğunun görüldüğü, alınan kriminal raporuna göre, 1 nolu bulgu olarak adlandırılan siyah renkli kilotun B ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan meni örneğinin YHK kodlu şahıstan (sanıktan) alındığı belirtilen kan örneği ile genotipik olarak uyumlu olduğunun, ayrıca mağdureye ait siyah renkli pantolon, hırka, bir çift çorap, siyah renkli kilot, siyah renkli atletin bazı bölgeleri üzerinde bulunan vücut sıvısı örneklerinde, mağdureden ve sanıktan alınan kan örneklerinin incelenmesi sonucu elde edilen genotipin karışık olarak bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın Cumhuriyet Savcılığında ve Mahkemede müdafii huzurunda alınan savunmalarında özetle; "müşteki ile 15/11/2021 tarihinde rızası dahilinde ilişkiye girdiklerini, 16/11/2021 tarihinde müşteki ile aralarında anlaşmazlık çıktığını ve İstanbul iline gittiğini, o tarihten itibaren de Afyonkarahisar iline hiç gelmediğini, müştekinin 22/11/2021 tarihinde beyan ettiği olaylar sırasında İstanbul'da olduğunu" beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, ayrıca yargılama aşamasında iki tane telefon hattı kullandığını, birisinin (....)(...) (..)(..) diğerinin ise (....)(...) (..)(..) nolu hatlar olduğunu, mağdure ile tartışıp evden ayrıldıktan sonra, sonu ... ile biten hattını mağdureye bıraktığını, kendisinin sonu 35 81 ile biten hattını aldığını, bu nedenle baz bilgilerinin suç tarihi itibariyle Afyonkarahisar'da göründüğünü beyan ettiği, Mahkemece sanığın beyanları üzerine, sonu 35 81 ile biten hattın HTS kayıtlarının alındığı, ancak sorgulamanın yapıldığı 01.11.2021-06.01.2022 tarihleri arasında bu numaraya ait herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca sanığın savcılıkta alınan ifadesinde de kendi telefon numarası olarak sonu ... ile biten hattı söylediği, bu hattın alınan HTS raporu incelendiğinde suç tarihi olan 22.11.2021 gününden önceki gece yani 21.11.2021 tarihinde gece 23:44'de İstanbul'dan baz sinyali vermekte iken, 22.11.2021'de saat 00:12'de yine İstanbul'dan, saat 00:56'da Gebze-Kocaeli'den, saat 01:35'de İzmit-Kocaeli'den, saat 03:00'de Osmaneli-Bilecik'ten, saat 04:14'de Bozöyük-Bilecik'ten, saat 04:50'de İnönü-Eskişehir'den, saat 05:41'de Merkez-... ve saat 06:01'de Merkez/Afyonkarahisar'dan sinyal verdiğinin görüldüğü, bu güzergahın İstanbul- Afyonkarahisar arasında bulunduğu, dolayısıyla sanığın gece saatlerinde İstanbul'dan yola çıkıp sabah saatlerinde Afyonkarahisar'da olduğu, mağdurenin beyan ettiği şekilde sabah işe giderken mağdurenin kapısında olduğu hususunun da HTS kayıtları ile doğrulandığı, yine HTS kayıtlarına göre mağdurenin adına kayıtlı olan ve aşamalardaki beyanlarında fiilen kullandığını söylediği (....)(...)(..)(..) sayılı hat ile çok sayıda mesajlaşma ve görüşmelerin bulunduğunun görüldüğü, sanığın tartışmaları sonrasında İstanbul'a gidip suç tarihinde döndüğü süreye kadar geçen zaman içinde yine mağdurenin beyan ettiği şekilde görüşmelerin olduğu hususunun da doğrulandığı, mağdurenin kendisine karşı 16.11.2021 tarihinde sanığın hakaret, tehdit ve şantaj içerikli mesajlar çektiğine dair iddiası üzerine şikayetçi olması sonrasında Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/135 Esas 2022/766 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, burada belirtilen tehdit mesajlarının da sanığın kullandığı anlaşılan, sonu ... ile biten hattan atıldığı, bu mesajların da ilgili dosya içerisinde bulunduğunun anlaşıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksine, suç tarihinde Afyonkarahisar'da bulunduğu, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere mağdurenin evine gittiği, rızası dışında evine girdiği, olay yeri inceleme ve kriminal raporundan anlaşılacağı üzere mağdurenin rızası dışında ona cinsel saldırıda bulunduğu, rızası dışında hürriyetinden alıkoyduğu, dosya kapsamında bulunan tüm delillerin mağdurenin iddialarını doğruladığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sübuta erdiği anlaşılmıştır. 3. Sanığın sabıkalı kişiliği, aynı mağdureye karşı değişik zamanlarda işlediği iddia edilen başka suçlarla ilgili derdest ya da karara bağlanan birden fazla dosyasının bulunduğu, suçtan pişmanlık duyduğuna dair Mahkemede bir kanaat oluşmadığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanmamış, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu anlaşıldığından hükmolunan cezanın aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 31.03.2023 tarihli ve 2023/440 Esas 2023/464 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla