İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9334 Karar: 2023/7616 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9334 K.2023/7616

9. Ceza Dairesi 2023/9334 E. , 2023/7616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/585 E., 2023/499 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9334 E. , 2023/7616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/585 E., 2023/499 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adl

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9334 E. , 2023/7616 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/585 E., 2023/499 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/842 Esas, 2022/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/585 Esas, 2023/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun "karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.400,00 TL ücreti vekaletin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibarelerinin hükme eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin Adli Tıp Kurumu raporunda zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceğinin tespit edilmesi, olayda sanığın katılan mağdurenin engel durumundan faydalanarak fiilini gerçekleştirdiğinin ise belirlenememesi nedeniyle beraat kararı verilmesine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan ayrılarak daha ağır cezaya hükmedilmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması sebebiyle eksik ceza verildiğine vekalet ücreti talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; ''Katılan ...'ın kolluğa 20/12/2021 günü mağdur ...'ın kayıp olduğuna dair ihbarda bulunduğu, mağdurun 19/12/2021 günü ikametinden çıkıp Adil mahallesinde yürürken yanına gelen sanığın kendisine çıkma teklifi ettiği, mağdurun bunu kabul ettiği, sonra bir süre yürüdükleri ve bir yerde çimene oturdukları, sanığın mağdura adını sorduğu, mağdurun cevap verdiği ancak sanığa ismini sormadığı, daha sonra sanığın mağduru evine götürdüğü,sanığın evde kendisini ... olarak tanıttığı, evde kimsenin olmadığı, beraber çay içip gitar çaldıkları sonra birlikte yatağa geçtikleri, sanığın mağdurun dudağını öpmeye başladığı, kıyafetlerini çıkarttığı, mağdurun üzerine çıkıp bacaklarını kaldırıp vajinasına cinsel organını soktuğu, mağdurun bağırdığı ancak sanığın eylemine devam ederek durmadığı, mağdurun vajinasından kan geldiği, mağduru sol bacağından ısırdığı ve saçını çektiği, mağdurun bağırmasından dolayı boğazını sıktığı, mağdurun ellerini koli bandı ve ip ile bağladığı, mağdurun bacaklarında kan olması sebebiyle banyoya gidip duş aldığı, sanığın duş alıp mağdurun kıyafetlerini makinaya attığı, sonrasında sarılıp uyudukları, 20/12/2021 Pazartesi günü sabah uyandıklarında sanığın mağdurun kafasını koltuğun arasına sıkıştırıp vajinasına kendi cinsel organını soktuğu, mağdurun bağırdığı, sanığın sus dediği ve tekrar koltuğun üzerinde bu şekilde ilişkiye girdikleri, sanığın bu defa da ilişki sonrasında koltuk örtülerini makinaya attığı, mağdurun tuvalete gittiği sırada evde bir kadın sesi duyduğu, kadının kendisini görmemesi için tuvaletten çıkmadığı, daha sonra tuvaletten çıktığında üst komşum ... abla pilav getirmiş dediği, akşam olduğunda mağdur uyurken sanığın mağduru uyandırıp vajinasına organ sokarak yeniden birlikte olduğu, ancak bu defa mağdurun bağırmadığı, 21/12/2021 Salı günü sabah uyandıklarında sanığın kapıyı mağdurun üzerine kilitleyip çıktığı, sanık gelene kadar mağdurun evde uyuduğu,sanık geldiğinde mağdurun yanına uzandığı, tekrar hem vajinadan hem de anal bölgeden organ sokmak suretiyle birliktelik yaşadıkları, 22/12/2021 günü sanığın mağdura kendi kıyafetlerini verdiği ve evden birlikte çıktıkları, mağdur yolda yürürken tanıklar ... ve ...'nin Müge Anlı TV programında gördükler mağduru fark etmeleri üzerine babasına götürdüklerinin, yol güzergahlarındaki kamera kayıtları incelemelerinde sanık ... mağdurun yan yana yürüdüklerinin görüldüğünün anlaşıldığı somut olayda; Haydarpaşa Numune E.A.H'nin 08.05.2009 tarihli raporu ile mağdurun %50 engelli olduğunun, hekim raporunda ise boynunun her iki yüzünde yer yer ekimotik alanların , sağ maksilada ve çenede ekimoz, sol tibia distarinde eski olduğu düşünülen ekimotik alan olduğunun belirtildiği, buna ilişkin alınan raporda basıt tibbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığının , mağdurun beyanlarında muayene olmayı kabul etmesine rağmen vajinal ve anal muayenesinin yapılamadığı ve reddettiği, sadece sürüntü örneklerinin alındığı, 16.03.2022 tarihli Adli Tıp Kurulunca mağdurun hem vajinal hem de anal sürüntü örneklerinde sanığın dna örneğinin tespit edildiğine ilişkin rapor tanzim edildiği, yine 27.07.2022 tarihli Adli Tıp Kurul Başkanlığı'nın raporu ile 01/01/2000 doğumlu mağdur ...’ın, Hafif Derecede Zeka Geriliği saptandığı, bu zeka geriliğinin mağduru bulunduğu olayda fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede olmadığı, dolayısıyla ...’ın 19/12/2021 tarihinde (iddianameye göre) mağduru bulunduğu fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, kendisinde mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakından tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği oy birliği ile mütalaa edildiği, Mağdurun zaman ve mekan kavramı yönünden beyanlarında çelişkili anlatımlara yer vermiş ise de; bu durumun tespit edilen zeka geriliğinden kaynaklı olduğu düşünülmüş, aşamalarda bir kül halinde değerlendirildiğinde olayı yukarıda anlatıldığı şekilde ifade etmiş, sanıktan şikayetçi olmuş ve bu nedenle oluşa uygun düşen mağdurun tutarlı beyanlarına mahkememizce itibar edilmiştir. Sanık soruşturmada alınan ifadesinde, olay günü Adil Mahallesinde mağdur ile karşılaştığı, mağdurun kendisine üşüdüğünü söylediği, kendisine yardımcı olmak için ikametine davet ettiği, evdeyken birlikte yemek yedikleri aralarında yakınlaşma olduğu ve vajinal yoldan cinsel birliktelik yaşadıkları, cinsel birlikteliğin bir kez olduğu ve zorlama olmadığı, mağdurun ikametinde iki gün kaldığı, iki gün boyunca mağdurun kapıyı kilitle demesiyle evden çıkarken kapıyı üzerine kilitlediği, 22/12/2021 günü mağdura sen eve git ailen merak etmesin dediği sonra birlikte evden çıktıkları, mağdurun zihinsel engelli olduğunu bilmediği, üzerinde kimlik ve telefonun olmadığı, kendisinin frengi hastalığı olduğu ancak mağdura bunu söylemediği ve dosyada bulunan kamera kayıtlarında mağdurun yanındaki şahsın kendisinin olduğunu, ikametteyken mağdurun elini bağlamadığını, mağdur evdeyken eve herhangi bir kimsenin gelmediğini, mağdurun engelli olduğunu anlamadığını, mağdurun gayet normal konuştuğunu ve pişman olduğunu beyan etmiş ise de; kovuşturma aşamasında mahkememizce alınan savunmasında bu beyanlarının aksine, mağduru tanıdığını, mağdurla bir değil iki kez cinsel ilişkiye girdiklerini, binanın dış ana kapısını kilitlediğini, daire kapısını kilitlemediğini belirterek beyanlarında çelişkiye düşmüş olan sanığın tutarsız ve hayatın olağan akışı ile uygunluk göstermeyen suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Böylece yapılan yargılama, sanığın kısmi ikrar içeren ve çelişki gösteren savunmaları, mağdurun istakrarlı anlatımları ve bu anlatımlarıyla uyumlu yaralanmalarına ilişkin düzenlenen muayene raporu, mağdurun sanığın daha öncesinde tanımaması, sanık ile mağdur arasında mağdurun sanığa iftira atmasını gerektirecek dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmaması, sanığın ilk alınan beyanında mağduru evde kilitlediğini ve cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan ederek suçlamayı tevilli ikrar etmesi, mağdurun hem vajinal hem de anal sürüntü örneklerinde sanığın dna örneğinin tespit edilmesi hususları birlikte nazara alındığında; sanığın tekrarlayan günlerde zincirleme şekilde anal ve vajinal yoldan organ sokmak sureti ile mağdura cebir kullanarak cinsel saldırıda bulunduğunun sabit olduğu ve üzerine atılı Nitelikli Cinsel Saldırı suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür. Mağdurun engelli olması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 102/3-a maddesi uygulanarak cezasının arttırılması talep edilmiş ise de; ATK raporunda kendisinde mevcut zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakından tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği belirtildiğinden, sanığın mağdurun engelli olduğunu somut olayda belirtilen zaman aralığında anladığının ve bunun üzerine mağdurun engel durumundan faydalanarak eylemini gerçekleştirdiğinin kesin ve net bir şekilde somu verilerle tespit edilememiş olup sanık hakkında TCK'nın 102/3-a maddesi uygulanmamıştır. Yukarıda açıklanan gerekçeye binaen; sanığın sabit görülen eylemine uyan nitelikli cinsel saldırı suçundan 6763 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonrası yürürlükte bulunan TCK'nun 102/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kez işlediği anlaşıldığından cezasının TCK.'nın 43/1 maddesi gereğince arttırılmasına, sanığın fiilden sonraki yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak hakkında TCK'nın 62/1 maddesi tatbik edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun "karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.400,00 TL ücreti vekaletin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibarelerinin hükme eklenmesi suretiyle CMK'nın 280/1-a ve C.M.K'nun 303/1-h maddeleri gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2023/585 Esas, 2023/499 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla