Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/9517 E. , 2023/7493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/313 E., 2023/600 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/9517 E. , 2023/7493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/313 E., 2023/600 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 295 inci maddesinin birinci fıkrasındaki gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair düzenlemenin bildirilmediği dikkate alındığında sanık müdafiinin gerekçeli kararın tebliğinden sonra sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2022 tarihli ve 2021/16864 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması veya alıkonulması ile 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 16 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/313 Esas, 2023/600 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvrularının kabulüyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın bu suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müşterek beyanlara göre katılan mağdurun sanığın odasında iki dakika kadar kaldığını ve bu sürede sanığın iddia konusu eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, sarkıntılık ve nitelikli istismar yönünden yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, sanığın sabıkasız geçmişi dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğunu, katılan mağdurun beyanlarının çelişkili olduğunu ve tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere sanığın odasına rızasıyla gittiğini, anal bulguların fizyolojik sebeplerle oluşabileceğini ve katılan mağdurun iç çamaşırında kan tespit edilmediğini beyanla sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile katılan mağdurun sosyal medyadan tanıştıkları, sanığın 2021 yılı Ekim aylarında katılan mağdurun yaşadığı ilçeye gelerek öğretmenevine yerleştiği, odasına çağırdığı katılan mağdura sarıldığı ve onu öptüğü, 09.12.2021 tarihinde tekrardan katılan mağdurun yaşadığı ilçeye gelerek öğretmenevine yerleştiği, sanık ile katılan mağdurun 10.12.2021 tarihinde sanığın kaldığı odada buluştukları, sanığın katılan mağdurun kıyafetlerini çıkarttığı, kendi ön cinsel organını katılan mağdurun arka organına soktuğu, katılan mağduru kanuni temsilcisinin bilgisi ve rızası dışında öğretmenevinde tuttuğu iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın emniyette müdafii huzurunda ikrarda bulunduğu, öğretmenevi personelinin sanığın odasına girdiğini fark ettiği katılan mağduru sorguladığı ve katılan mağdurun okuduğu okul yönetimine bildirimi ile intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık ile katılan mağdur arasındaki mesajlaşmaları tespit eden bilirkişi raporu, olay tarihinde sanıktan kayganlaştırıcı ve geciktirici kremlerin ele geçtiği, adli görüşme raporunda katılan mağdurun ifadesinin tutarlı ve güvenilir olduğunun belirtildiği, tanık ifadeleri, adli raporda katılan mağdurun "anal mukozasında hiperemik fissürün ( makat çatlağının ) bulunduğunun" bildirildiği, yapılan moleküler genetik inceleme neticesinde katılan mağdurun beyaz renkli külotunda sanığın DNA'sının ve sanığın dijital materyallerinde erkek çocuklara ait cinsel görüntülerin tespit edildiği dikkate alınarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı, katılan mağdurun yaşı nedeniyle rızasının geçersiz olduğu dikkate alınarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın yargılamaya katkıda bulunmaması, pişmanlık göstermemesi, katılan mağdurun yaşı, sanığın Bursa ilinden Trabzon iline suç işleme kararıyla geldiği bu kapsamda sanığın kastının yoğunluğu ve sergilediği hileli hareketler dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan yargılama neticesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin olarak sanığın 2021 yılı Ekim ve Aralık aylarında iki kez katılan mağdurun yaşadığı ilçeye gelerek on beş yaşından küçük olup rızası hukuken geçerli olmayan katılan mağduru öğretmenevine çağırdığı, sanığın eylemlerinin hukuken rızası geçerli olmayan katılan mağduru bir yerden bir yere götürmesi sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna vücut verdiği, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini oyun oynama ve hediye verme bahanesi ile katılan mağduru kandırarak hile ile gerçekleştirmiş olması sebebiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanığın yargılamaya katkıda bulunmaması, pişmanlık göstermemesi, katılan mağdurun yaşı, sanığın Bursa ilinden Trabzon iline suç işleme kararıyla geldiği bu kapsamda sanığın kastının yoğunluğu ve sergilediği hileli hareketler dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Katılan mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın ikrarı, tanık ifadeleri, raporlar ve Mahkemelerin gerekçelerine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin oluşa uygun kabullerine göre; 10.12.2021 tarihi ve iki ay öncesi olması gereken suç tarihinin karar başlıklarında 09.10.2021 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/313 Esas, 2023/600 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.