İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9523 Karar: 2023/8361 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9523 K.2023/8361

9. Ceza Dairesi 2023/9523 E. , 2023/8361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/199 E., 2023/106 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARARLAR : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz ret, kısmî onama Mağdure vekilinin temyiz istem

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9523 E. , 2023/8361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/199 E., 2023/106 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARARLAR : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz ret, kısmî onama Mağdure vekilinin temyiz istem

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9523 E. , 2023/8361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/199 E., 2023/106 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARARLAR : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz ret, kısmî onama Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; Reşit mağdureye akıl hastalığı nedeniyle tayin edilen vasisi Avni'nin kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi, kovuşturmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan eden mağdurenin alınan raporlar ile herhangi bir akıl hastalığı ya da zeka geriliğinin bulunmadığının tespit edilmesi karşısında, tayin edilen vekilin de hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Diğer temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen 26.05.2021 tarihli ve 2021/77 Esas, 2021/113 Karar sayılı karar ile sanığın; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fırkasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii, Bakanlık ile mağdure vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.09.2022 tarihli ve 2021/27033 Esas, 2022/7652 Karar sayılı kararı ile "Mağdureyle ilgili olarak Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 19.02.2014 günlü Adli Kurul Raporunda 'Orta derecede mental retardasyonu olduğu ve hukuken rızasının geçerli olmadığı, cinsel saldırı fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği’ yönünde görüş bildirilmesine, aynı mağdurenin yer aldığı Dairemiz 2021/14968 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 17.12.2019 tarihli raporda 'mağdurenin mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve bu olaya ruhsal yönden mukavemet etmesine engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu' yönünde, yine Dairemizin 2021/27033 Esas sayılı dosyası kapsamında ise Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23.12.2019 tarihli raporda da 'Mağduru bulunduğu fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine engel olacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ya da zeka geriliği saptanmadığı, mağduru bulunduğu fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu', Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31.01.2020 günlü raporda da mağdurenin 'Mağduru bulunduğu olaylara karşı bedensel yönden kendisini savunabileceği' yönündeki değerlendirme karşısında, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için mağdurenin dava dosyası ve aktarılan raporlarla birlikte İstanbul Adli Tıp Birinci Üst Kuruluna sevkiyle suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bundan dolayı maruz kaldığı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği, fiile karşı beden ve ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı, mevcut rahatsızlığının hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar veya çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında yeniden rapor aldırıldıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2022/199 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden yapılan değerlendirmede sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturması, mağdurenin şikayetçi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine, b) Nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden, eylemin sanık lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikayete tabi olan cinsel saldırı suçunu oluşturması, mağdurenin şikayetçi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine, c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden, sanığın eyleminin şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilen cinsel saldırı eylem süresi ile sınırlı olduğu, yüklenen suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılarak 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle; 2013 yılındaki eylem nedeniyle sanığın nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin özgür iradesi ile beyanda bulunmadığına, ailesinin olayın kapatılması için baskı uygulamış olabileceğine, olayın gelişimi ve sona ermesi dikkate alındığında sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olduğuna ve bu suçlardan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; 1) Eylül 2012 tarihindeki eylem yönünden sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, Eylül 2012 tarihinde mağdurenin on beş - on sekiz yaş aralığında olduğu, eylemin rızaen gerçekleştiğini beyan ettiği, alınan raporlara göre mağdurenin akıl hastalığı veya zeka geriliğinin bulunmadığının, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğinin, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğunun belirtildiği, dolayısıyla mağdurenin rızasına hukuken geçerlilik tanınması gerektiği, bu haliyle sanık ile mağdure arasında rızaen gerçekleşen 2012 Eylül tarihindeki cinsel ilişkinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirildiği, bu suçun şikayete tabi olduğu, ancak mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, 2012 Eylül ayındaki eylem nedeniyle açılan kamu davasının düşmesine, 2) 16.03.2013 tarihinde sanığın mağdureyle derneğin içerisinde öpüşmeye başladığı, adli rapora göre mağdureyi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde darp ettiği, bu sırada mağdurenin annesi şikayetçi ... ile tanıklar ... ve ...'nin dernek kapısını açmak için zorlamaları üzerine sanığın penceresinden kaçtığı, mağdurenin üzerindeki gömleğin düğmesi açık, saçları dağınık ve yeleği çıkarılmış şekilde tanıklar tarafından bulunduğu, tanıkların mağdurenin alt kıyafetlerinin çıktığına yönelik bir beyanlarının olmadığı, dolayısıyla eylemin olayın oluş şekli, mağdurenin bulunma şekli ve beyanlar, mağdurede meydana gelen yaralanma da nazara alındığında söz konusu eyleme rızasının bulunmadığının anlaşıldığı, sanığın mağdureye karşı basit cinsel saldırı eyleminde bulunduğu, sanığın elinde imkân olduğu halde daha ileri gitmeyip mağdureye organ veya cisim sokmamasının, artık lehine düşünmeyi ve değerlendirmeyi gerektirdiği, sanığın yalnızca cinsel saldırı veya istismar ile yetinip devamını işlemediği suçtan, var sayılan niyeti aleyhe yorumlanarak ağır şekilde cezalandırılamayacağı, dolayısıyla mağdurenin yalnızca üst kıyafetlerinin çıkarılması, alt tarafındaki kıyafetlerin üstünde olması, sanığın da çıplak yakalanmaması hususları nazara alındığında mağdureye nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ettiğinden bahsedilemeyeceği, mevcut haliyle sanığın eyleminin şikayete tabi olan basit cinsel saldırı eylemine vücut verdiği, mağdurenin aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu haliyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden düşmesine, 3) Sanık hakkında cebren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, hukuken rızasına geçerlilik tanınan mağdurenin cinsel saldırı suçunun işlendiği dernekte eylem süresi ile sınırlı olarak tutulmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, her ne kadar mağdure elleri bağlı olarak bulunmuş ise de, mağdurenin korkarak ellerini kendisinin eşarp ile bağladığını beyan ettiği, dolayısıyla mağdurenin cinsel saldırı eylem süresinin dışında dernekte zorla tutulduğu hususunun dosya kapsamında sabit görülmediği, cinsel saldırı suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan işlenemeyeceği, bu haliyle eylem süresi ile sınırlı olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı kanaati ile sanığın beraatine, IV. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Reşit mağdureye akıl hastalığı nedeniyle tayin edilen vasisi Avni'nin kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi, diğer yandan kovuşturmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan eden mağdurenin alınan raporlar ile herhangi bir akıl hastalığı ya da zeka geriliğinin bulunmadığının tespit edilmesi karşısında, tayin edilen vekilin de hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, düşme ve beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. V. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 nci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2022/199 Esas, 2023/106 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla