İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/9532 Karar: 2023/7675 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/9532 K.2023/7675

9. Ceza Dairesi 2023/9532 E. , 2023/7675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/603 E. 2023/663 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 28

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/9532 E. , 2023/7675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/603 E. 2023/663 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 28

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/9532 E. , 2023/7675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/603 E. 2023/663 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/13 Esas, 2023/10 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/603 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2023 tarihli ve 9-2023/72655 sayılı Tebliğnamesiyle "Mağdur hakkında düzenlenen adli görüşme raporunda, mağdurun mental kapasite ve muhakeme yeteneğinin yaşıtlarına göre geri olduğunun, olayları spontne anlatamadığının, görüşmecinin sorularına cevap vermek suretiyle ifade ifadesinin alınabildiğinin, bazı sorulara cevap veremediğinin, bu durumun mağdurun mental kapasitesinden kaynaklandığının belirtilmesi ve mağdurun aynı zamanda iddianamede anlatılan ilk ve ikinci olayın tek tanığı olması karşısında, mağdurda her hangi bir mental gerilik bulunup bulunmadığı ve beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği konusunda ATK 6. İhtisas Kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMK’nın 302.. maddesi uyarınca..." hükmün bozulması istemiyle dosya Daireye gönderilmiştir . II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Gerekçeli kararda savunma makamına yeteri kadar yer verilmediğine, delillerin toplanamadığına, mağdurun zeka durumuna ilişkin Mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğuna, mağdurun çelişkili beyanlarına itibar edildiğine, isnadı kabul etmemekle birlikte eylemlerin sarkıntılık aşamasında kaldığına, sanığın cezai ehliyetine yönelik adli tıp üst kurulundan rapor alınması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü olan 07.09.2021 tarihinde 18.00 sıralarında ve öncesinde sanık ... ve mağdur ...'nın ... ilçesi ... mahallesinde bulunan inşaat halinde olan tanık ...'ya ait binaya gittikleri, sanık ...'nın inşaata gitmeden önce mağdura kek verdiği, inşaatın üst katına çıktıkları burada sanığın mağdura kıyafetlerini çıkar ve yere yat dediği, daha sonra tanık ...'nın inşaata geldiği sanığın mağdurun kıyafetlerini ısrarla çıkarmasını istediğini duyduğu ardından sanık ve mağdurun olduğu yere geldiği, mağdur ve sanığın kıyafetlerinin üzerilerinde olduğu, tanığın sanığa kızarak sanığı uzaklaştırdığı ve mağduru yanına alarak inşattan çıktıkları, mağdurun tanığa daha önce sanığın kendisine iki kere cinsel eylemde bulunduğunu anlattığı, bu olayın öncesinde ilk olayda sanığın kendisine para vereceğini söyleyerek mağduru götürdüğü, sanığın mağdurun kıyafetleri üzerindeyken mağdurun poposunu ellediği ve ardından sanığın pantolonunu çıkartıp özel bölgesini kalçasına dokundurduğu ve ardından kimseye söylememesi yoksa kendisini bıçaklayacağını söylediği, yine ikinci olayda da sanığın mağdura kek vereceğini söylediği, sanıkla mağdurun birlikte gittikleri, sanığın mağdurun önce kalçalarını elledikten sonra sanığın pantolonunu indirip özel bölgesini mağdurun kalçalarına sürttüğü yine bu olaydan sonra da yaşadıklarını kimseye söylememesini yoksa mağduru öldüreceğini söylediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, olayın intikal şekli ve zamanına bakıldığında, sanık ve mağdur inşaattayken tanığın olaya müdahale ettiği ve ardından çocuğun ailesine haber verdiği ve olayların adli makamlara intikal ettiği, mağdurun beyanlarında istikrar bulunup bulunmadığı noktasında, mağdurun tüm aşamalarda aynı cümlelerle olayı birebir anlatması beklenmediği, somut olayda mağdur soruşturma ve kovuşturma aşamasında ilk iki olayın gerçekleştiği yere ilişkin farklı beyanları yer alsa da olayların gerçekleşme biçimine ilişkin mağdurun istikrarlı olarak sanığın kendisine üç farklı tarihte cinsel eylem gerçekleştirdiğini, bu eylemlerinden önce sanığın kendisine kek ya da para verdiğini, eylemlerin gerçekleşmesinden sonra sanığın kendisini tehdit ettiği ve cinsel eylemlerin gerçekleşme şekline ilişkin benzer anlatımlarda bulunduğu, mağdurun Çocuk İzlem Merkezi raporunda da belirtildiği üzere mağdurun önceki olayların gerçekleştiği zamana ilişkin net olarak hatırlayamamasının mental kapasitesinden kaynaklandığı, yine taraflar arasında olay öncesine ilişkin dosyaya yansıyan bir husumet bulunmaması hususu da birlikte değerlendirildiğinde mağdur beyanlarına itibar edildiği, sanığın savunmasında kolluk ve Mahkemede alınan beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ve mağdur çocuğa kek ya da para vermediğini beyan etmiş ise de savcılık aşamasındaki ifadesinde mağdura cinsel eylemlerde bulunduğunu kabul etmese de son olayın gerçekleşmesinden 20 gün önce köyde çocukların oyun oynadıkları, mağdurun çocuklarla oyun oynarken parasının olmadığını duyduğunu, çocuklar ayrıldıktan sonra mağdurun tek başınayken yanına gittiğini, mağdura 50 TL para verdiğini, ardından mağdurun pantolonunu indirmesini istediğini, mağdurla ... ...'ya ait olduğunu bildiği garaja gittiklerini, burada mağdurun diz boyu şortunu yere indirdiğini ve kendisinin de pantolonunu indirdiği ve alt bölgeleri çıplak olacak şekilde kaldıklarını, 2-3 dk sonra garaja garajın sahibi ...'ın oğlu tanık ...'nın geldiğini, ...'in kendisine ne yaptığını sorduğunda ineklerinin kaybolduğunu söylediğini ve bu sırada mağdurun ...'e farkettirmeden garajdan ayrıldığını, son olayda ise mağdurun kendisine geçen yaptığımız şeyi yapalım dediğini, tanık ...'nın inşaatına gittiklerini ve kendisinden 50 TL'yi geri istediği, kendisinin mağdura kek verdiğini, bu konuşmalar olurken tanık ...'nın olay yerine inşaata geldiğini beyan ettiğini, bu beyanını da sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda tekrarladığını, sanığın aşamalardaki çelişkili ifadelerine ilişkin daha az ceza alacağını ve korkması sebebiyle bu şekilde ifade verdiğini beyan etmiş ise de sanığın savunmaları değerlendirildiğinde her ne kadar savcılık aşamasındaki beyanını korktuğu ve daha az ceza alacağını düşünerek bu şekilde ifade verdiğini beyan etse de sanığın kendisini işlediği iddia edilen cinsel eylemin niteliği de düşünüldüğünde gerçekleştirmediği bir eylem noktasında kendi aleyhine beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, ifadelerinin müdafii huzurunda alınmış olması da birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanı tevil yollu ikrar olarak değerlendirildirilerek sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/603 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Oltu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla