Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/9940 E. , 2024/5906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2352 E., 2022/2915 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uy
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/9940 E. , 2024/5906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2352 E., 2022/2915 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Küçükçekmece 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/696 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın mağdurun arkasından gelerek kucakladığı ve daha sonra yere oturarak mağduru da dizlerinin üzerine oturttuğu sabit olduğundan sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. ve 3. Cümle, 103/4,62,53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin sarkıntılığı aştığına, üst hadden cezalandırılması gerektiğine, taktiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eylemde cebir olmadığına, ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1.Sanığın mağduru kucağına oturttuğu ve ağzını kapatmak suretiyle cebir kullandığı nazara alınarak sanığın eylem sırasında cebir kullanması nedeniyle eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığı anlaşıldığından sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. ve 3.cümlesi gereğince çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken yanılgılı değerlendirilmeyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması, 2. Mağdurun İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 01.04.2022 tarihli celsede alınan beyanlar SEGBİS ile kayda alınmış ise de, 5271 sayılı Kanun'un 219/1. maddesinde yer alan duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi tarafından imzalanması gerektiği yönündeki düzenlemeye göre işlem yapılmaması, 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.04.2015 tarih ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanunun 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanunun Tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin Tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21. maddesinde; Bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22. maddesinde ise; Kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanunun 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sanığın kimlik belgesi ve tercümesinin dosya içerisinde yer almadığı, soruşturma aşamasında alınan beyanında kolluk tutanağına göre ad soyad ve göçmen kimlik numarasının tespit edilmiş olduğunun anlaşılması; Soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, soruşturma aşamasında alınan imzası ile kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin ve fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi ile kimliğinin belirlenmesi; olumsuz cevap alınması halinde sanığın fotoğrafının karara yapıştırılması, parmak izlerinin ise usulüne uygun şekilde alınarak karara eklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi karşısında anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Küçükçekmece 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.06.2024 tarihinde karar verildi.