Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/10008 E. , 2025/1820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/765 E., 2024/659 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ve ek karar temy
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/10008 E. , 2025/1820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/765 E., 2024/659 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, şantaj HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2024 tarihli ek kararı ile sanık müdafilerinin şantaj suçundan verilen karara karşı temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Ek Karar Yönünden Temyiz İstemleri Özetle, sanığın eyleminin şantaj değil, tehdit kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, vasıflandırma hatalı yapıldığından kararın temyiz edilebilir olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılmasının dayanağının bulunmadığına ve zincirleme suçtan hüküm kurulmasına rağmen eylemlerin zamanına ilişkin gerekçe yazılmadığına bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Asıl Karar Yönünden Temyiz İstemleri Özetle, soruşturma sırasında düzenlenen arama el koyma tutanağının yasaya aykırı olduğuna, tanık olarak bulunan kişilerin kanunda sayılan kişilerden olup olmadığının belli olmadığına, bilirkişi seçiminin uygun olmadığına, emekli polisin dijital inceleme yapmaya yetkisinin bulunmadığına, kişinin bilirkişi listesinde bulunup bulunmadığının yazılmadığına, mağdurenin cep telefonunda tespit edilen yazışmaların tek taraflı da oluşturulabileceğinden sanık aleyhine değerlendirilememesi gerektiğine, mağdure ve sanık arasındaki ilişkinin yakınlığını tespit açısından suç tarihi itibari ile aralarındaki arama ve mesaj trafiğinin tespit edilmesi gerektiğine, mağdurenin iddia ettiği cinsel saldırı olay yerinde keşif yapılması gerektiğine, mağdure ile ilgili beden muayene raporu aldırılmadığına, mağdurenin karakolda verdiği ifade sırasında avukat bulundurulması gerektiğine ancak avukat bulunmadan beyanının alındığına, istinabe yasağına rağmen sanığın SEGBİS aracılığı ile istinabe yoluyla ifadesinin alındığına, mağdurenin beyanları arasında çelişki bulunmasına rağmen karakol beyanına itibar edilmesinin yasal olmadığına, mağdurenin telefonunda tespit edilen mesajlarda ilişkisinin rızaen devam ettiğinin anlaşıldığına, karakol beyanında sanığın cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığını söylemesine rağmen ağzına sokulduğunun kabul edilmesinin kabul edilebilir olmadığına, ilk beyanı esas alınacaksa sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı tartışılarak, mağdurenin şikayetinden vazgeçtiği de nazara alınıp davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Ek Karar Yönünden Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz istemlerinin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile ek kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE EK KARAR VE KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.