Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/10063 E. , 2025/3046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2167 E., 2024/1929 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzelterek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya ince
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/10063 E. , 2025/3046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2167 E., 2024/1929 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzelterek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ NEDENLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle mesaj kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre katılan mağdurenin aşamalarda değişen, aldatıcı, yanıltıcı ve çelişkili beyanlarda bulunduğuna, sağlıklı bir ruh ve kişilik yapısına sahip olmayan katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilemeyeceğine, katılan mağdurenin ablasına karşı duymuş olduğu kıskançlık ve öfke sebebiyle iftira attığına, Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açarak katılan mağdurenin ruh sağlığına ilişkin değerlendirme yapmamasının usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğine, sanık ...'ın beraat etmesi gerektiğine, kabul etmemek kaydıyla reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir. B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle ruh sağlığında dengesizlikler bulunan katılan mağdurenin ablasına duymuş olduğu öfke sebebiyle iftira attığına, tüm dosya kapsamına göre katılan mağdurenin aşamalarda değişen, aldatıcı, yanıltıcı ve çelişkili beyanları dışında delil olmadığına, baz kayıtları temin edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, katılan mağdurenin mesaj kayıtlarında cinsel ilişkiye girdiğine dair herhangi bir anlatımda bulunmadığına, suça konu eylemlerin gerçekleştiği iddia edilen tarihten üç ay sonra adli mercilere intikal ettirildiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi, takdiri indirim maddesinin uygulanması, zincirleme suç hükümlerinin alt sınırdan tatbik edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında temyiz süresinin iki hafta olduğu nazara alındığında katılan mağdure vekiline kararın 15.10.2024 günü tebliğ edildiği ve katılan mağdure vekilinin iki haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 04.11.2024 tarihli dilekçeyle hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanıklar ve Müdafileri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, tanık anlatımı, katılan mağdurenin olay sonrası sanıklarla yaptığı yazışma içerikleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair katılan mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve soyut beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükümleri kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ve Müdafileri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sanıkların TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları takdirde derhal salıverilmelerinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.