İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/153 Karar: 2024/2119 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/153 K.2024/2119

9. Ceza Dairesi 2024/153 E. , 2024/2119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/467 E., 2023/389 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen hükme karşı verdiği 28.11.2023

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/153 E. , 2024/2119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/467 E., 2023/389 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen hükme karşı verdiği 28.11.2023

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/153 E. , 2024/2119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/467 E., 2023/389 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; yokluğunda verilen hükme karşı verdiği 28.11.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi ve 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz sebepleri gösterilmediğinden vaki temyiz isteminin, aynı sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddi gerektiği anlaşılmıştır. Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 Tarihli ve 2009/291 Esas, 2021/176 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli cinsel saldırı suçundan, aynı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli yağma suçundan, aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca suçundan, 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.09.2021 Tarihli ve 2021/1162 Esas, 2021/1226 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; nitelikli kasten öldürme suçunun failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yaratttığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda ve sanıkların ifade içeriklerinden aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan sanıklar ... ile ...'in savunmalarının ayrı ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 Sayılı CMK'nun 152. maddelerine aykırı davranılması, Kabule Göre de; Kapatılan Yargıtay 14. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanıkların müşterek hakimiyet kurmak suretiyle direncini kırdıkları katılana nitelikli cinsel saldırı eylemlerini birbirini takiben gerçekleştirdikleri ve her birinin bizzat işlediği eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine de TCK'nın 37. maddesi anlamında katılması karşısında atılı suçun zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 102/2 ve 102/3-d ile birlikte 43. Maddesinin de dikkate alınarak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 Tarihli ve 2021/536 Esas, 2022/46 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli cinsel saldırı suçundan, aynı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli yağma suçundan, aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.03.2022 Tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/382 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.11.2022 Tarihli ve 2022/11724 Esas, 2022/10024 Karar Sayılı Kararı ile Temyiz incelemesini yapma görevi Yargıtay 1. Ceza Dairesine ait bulunduğundan görevsizlik kararı verilmiştir. 6. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.06.2023 Tarihli ve 2023/139 Esas, 2023/4507 Karar Sayılı Kararı ile İstanbul Bölge Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağma suçlarından onanmasına, nitelikli cinsel saldırı suçundan "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2022 tarihli ve 2021/271 Esas, 2022/810 Karar sayılı kararı gereği; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının açıklığı karşısında öğretide de zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği konusunda görüş birliği bulunmaktadır. Aynı anda birden fazla kişi tarafından bir mağdureye yönelik cinsel eylemlerin gerçekleştirilmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını ve bu hususun temel cezanın tayininde gözönüne alınması gerektiğini kabul etmek gerekmektedir. Aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanıkların müşterek hakimiyet kurmak suretiyle direncini kırdıkları mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı eylemlerini aynı yerde ve birbirini takiben gerçekleştirmeleri, somut olay ve suçun işleniş biçimi gözetildiğinde çok kısa fasılalarla meydana gelen eylemlerin aynı zaman diliminde gerçekleştiğinin kabulünde zorunluluk bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için ise aynı suçun aynı mağdura yönelik olarak aynı suç işleme kararı altında ve değişik zamanlarda birden fazla kez işlenmesinin gerekmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 Tarihli ve 2023/467 Esas, 2023/389 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında Nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan katılan Bakanlık vekilinin temyizi yönünden ret, sanıklar müdafilerinin temyizleri yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müştekinin üç farklı beyanı bulunduğuna, sanığın bu beyanlarda adının geçmediğine, DNA raporunun tek delil olduğuna, bunun da diğer sanıkla kardeş olmasından kaynaklandığına, şüphedehn sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve suçun sübutuna ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, DNA raorunun, HTS kayıtlarının sanık aleyhine yorumlanmasının hukuka aykırı olduğuna ve suçun sübutuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında teşdiden karar verilmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III.GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilen hükme karşı verdiği 28.11.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesi ve 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz sebepleri gösterilmediğinden vaki temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mahkeme tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE, B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/467 Esas, 2023/389 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla