İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/1570 Karar: 2024/8333 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/1570 K.2024/8333

9. Ceza Dairesi 2024/1570 E. , 2024/8333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/292 E., 2023/296 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TE

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/1570 E. , 2024/8333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/292 E., 2023/296 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TE

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/1570 E. , 2024/8333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/292 E., 2023/296 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/3. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2013 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki haliyle 103/1, 103/4, 103/6, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ilâmıyla; ''Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin mağdurenin yaşına ilişkin itirazda bulunması, mağdurenin getirtilen mernis doğum tutanağına ve nüfus kaydına göre suç tarihlerinde kayden 14 yaş 11 aylık olduğu, nüfusa babasının beyanı üzerine tescil edildiği, mahkemece mağdurenin yaşının tespiti için Bursa Devlet Hastanesinden alınan 16.03.2011 tarihli içinde radyoloji uzmanının yer almadığı kurul, Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 22.06.2011 tarihli tek adli tıp uzmanı imzalı raporların içeriğine göre mağdurenin kemik yaşının 16-17 yaş aralığı ile uyumlu olduğunun belirtilmesi karşısında, suçun niteliğine ve oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin resmi bir sağlık kurumunda doğup doğmadığının araştırılması, doğmadığının anlaşılması halinde, yaş tesbitine esas olacak kemik grafileri getirtilmek suretiyle Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 30.04.2012 tarihli kurul raporuna göre mağdur hakkında 'IQ 46, orta derecede mental retardasyonu var' şeklinde değerlendirilmenin bulunduğu ancak mağdurun kendisine yönelen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek konumda olup olmadığının değerlendirilmediğinin anlaşılması karşısında suç vasfına etkisi bakımından mağdurda suç tarihleri itibariyle akıl hastalığı ve akıl zayıflığı olup olmadığı, varsa kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, durumunun hekim olmayanlar ile tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, işlenen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı hususlarında Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra suç vasfı ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki 'suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur' hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesi gereğince onsekiz yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında duruşmanın kapalı yapılması gerekirken, mahkemece açık celsede suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapılması'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine dosyanın gönderildiği Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2020 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası düzenleme uyarınca 103/1, 103/4 ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 31/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.04.2023 tarihli ilâmıyla; ''Suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken 'Suça sürüklenen çocuğun samimi pişmanlığının gözlenmemiş olması, fiilin ahlaki kötülüğü, yargılama aşamasına bir katkısının olmaması' şeklinde kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni olmayan yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası düzenleme uyarınca 103/1, 103/4 ve 31/3. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 31/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin aşamalarda değişen beyanlarda bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu 16.09.2020 tarihli mütalaasında mağdurenin yaşıyla alakalı net bir inceleme yapılmadığı, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair alınan raporun içerik itibarıyla yetersiz olduğu, cinsel eylemle mağdurenin ruh sağlığındaki bozulma arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılmadığı, kabul etmemekle birlikte suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki yaşı itibarıyla mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmayı öngörmesinin mümkün olmadığı, orta mental olan mağdurenin beyanlarına itibar edilemeyeceği, suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığı gibi gerekçeli kararda da bu husus tartışılmadan karar verildiği, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve ağırlaştırıcı kanun maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2013 günlü ilk hükmünde yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin tatbik edilmesi karşısında, Mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılırken, bozmadan sonra yapılan yargılama neticesinde ilk hükümdeki uygulama gerekçesiyle çelişecek şekilde anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla