İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/2822 Karar: 2024/6664 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/2822 K.2024/6664

9. Ceza Dairesi 2024/2822 E. , 2024/6664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1767 E., 2023/2236 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Konut dokunu

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/2822 E. , 2024/6664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1767 E., 2023/2236 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Konut dokunu

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/2822 E. , 2024/6664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1767 E., 2023/2236 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçlarına ilişkin temyiz istemi yönünden: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca anılan hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden: İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin , 26.09.2023 tarihli ve 2022/426 Esas, 2023/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-a, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86/1., 86/3-b, 87/3 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararların sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin olay yerine arkadaşını görmeye gittiğine, katılanın yargılama sürecince defalarca müvekkili gördüğü ve failin o olmadığını söylediğine, katılan ve bilgi verenlerin beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın anlattığı olayların gerçek dışı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle, birlikte olayın nitelikli halinin gerçekleşmediğine, gerekçesiz şekilde teşdit uygulandığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin haksız şekilde tutuklu olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Konut Dokunulmazlığının İhlali ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 04.12.2023 tarihli ve 2023/1767 Esas, 2023/2236 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 04.12.2023 tarihli ve 2023/1767 Esas, 2023/2236 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'un karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Sanığa isnad olunan nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüs eyleminden ötürü mahkemesince yargılama sonucunda verilen mahkumiyet hükmünün dairemizce yapılan incelemesinde; Sanığın suç tarihinde ve saatinde ikametgahında yalnız bulunan mağdurenin evinin kapısını çaldığı kendisinide elektrik idaresinde görevli olarak tanıtığı sanığı daha önceden gören mağdureye klima tamiri için geldiğini söyleyerek ikametgahından içeri girdiği, kendisini dışarı çıkarmak isteyen mağdureye bu kez evin banyo penceresinede bakacağını söyleyerek evin banyo kısmına doğru yöneldiği, peşinden gelen mağdureyi yere düşürüp, evin kapısını da kilitledikten sonra yaşı ve sağlık açısından sanığa göre daha güçsüz konumda olan mağdurenin ağzını elleriyle kapatırken bir taraftan da pijamasını ve iç çamaşırlarını çıkartmaya çalıştığı ve elini iç çamaşırından içeriye sokarak mağdurenin cinsel organına dokunduğu ve kendi çamaşırlarını da indirdiği mağdurenin direnme ve bağırmasından korkan sanığın eylemi kendiliğinden sonlandırdığı, Sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için elverişli hareketlerle işlemeyi kast ettiği nitelikli cinsel saldırı suçunun doğrudan doğruya icrasına başlayıp elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamamasının gerektiği, Dosya kapsamına göre olay yerinin özelliklerine, mağdurenin yaşı ve sağlık durumuna göre vücuduna organ sokulmasına direnen mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında eylemin tamamlanmasına harici bir engel bulunmadığı gözetildiğinde sanığın suçun icrası hareketinden gönüllü olarak vazgeçtiğinin kabul edilmesi gerekip mevcut haliyle sübut bulan eyleminin TCK 36. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK 'nın 102/1 maddesinde düzenlenen basit nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu nazara alınarak bu suçtan mahkumiyeti yerine nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun görüşünden farklı düşünülmüştür.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla