İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/3115 Karar: 2024/6426 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/3115 K.2024/6426

9. Ceza Dairesi 2024/3115 E. , 2024/6426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/3115 E. , 2024/6426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/3115 E. , 2024/6426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli, 2023/504 Esas, 2023/441 Karar sayılı kararı ile sanığın, on iki yaşından küçük mağdurenin kıyafetinin içerisinden poposuna dokunma şeklinde kabul edilen eylemin, mevcut delillerin değerlendirmesiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2.c, 3.c ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı, alt sınırdan uzaklaşıldığı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III.GEREKÇE A. Sanık Müdafii İle Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı,dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden Her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin katılan mağdureye yönelik müsnet suçtan dolayı sanık hakkında tayin ettiği 5 yıl hapis cezasının miktarı itibarıyla temyize tabi olmadığı şeklinde Tebliğnamede görüş bulunmakta ise de, sanık hakkında verilen 22.06.2023 tarihli 11 yıl hapis cezasına ilişkin kararın istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince eylemin sarkıntılık kapsamında kaldığı gerekçesiyle bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkumiyet hükmünün temyizi kabil olduğu değerlendirilmekle, Tebliğnamede ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla