Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3105 E. , 2024/8030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/174 E., 2024/149 K. SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Sanık
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3105 E. , 2024/8030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/174 E., 2024/149 K. SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kırklareli 2. Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması için somut delil bulunması gerektiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin zorla olduğunu iddia etmesine rağmen dosyada mevcut mesaj kayıtlarının durumun öyle olmadığını gösterdiğine, mağdurenin sanığa iftira attığına, mağdurenin sanığın kız arkadaşı Aynur ile yakın arkadaş olması sebebiyle ve sosyal çevresi tarafından sanıkla ilişkiye girdiği duyulmasın diye böyle bir beyanda bulunduğuna, dosyada mevcut raporların da katılanın ifadeleriyle çeliştiğine, olaya ilişkin tanık bulunmadığına, somut ve şüpheden uzak delilin de bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mahkemece sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde alt sınırdan ceza tayin edildiğine, sanığın işlediği suçtan dolayı pişman olduğunu gösterir hiçbir beyanının mevcut olmadığına, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin takdiri indirim yapılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan kurum lehine şartların oluştuğundan vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden Mağdurenin aşamalardaki soyut ve kısmen çelişkili başkaca delillerle desteklenmeyen beyanları, whatsapp üzerinden yapılan yazışma içerikleri, raporlar, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçu mağdurenin rızası dışında cebir şiddet ve tehdit ile işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.