İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/3341 Karar: 2024/6158 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/3341 K.2024/6158

9. Ceza Dairesi 2024/3341 E. , 2024/6158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/300 E., 2024/155 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarın

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/3341 E. , 2024/6158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/300 E., 2024/155 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarın

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/3341 E. , 2024/6158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/300 E., 2024/155 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/301 Esas, 2023/385 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesi, 62/1. maddesi ve 53. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2024/300 Esas, 2024/155 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Kayıtlarda cinsel içerikli sözler bulunmadığına, sanık ile mağdurenin uzun yıllardır komşu olduğuna ve sürekli görüştüklerine, mevcut sözlerin de cinsel amaç taşımayıp sevgi sözleri içerdiğine, suç kastı olmadığı ilişkin beraat etmesi gerektiğine, kayıtların hukuka aykırı olarak elde edildiğine ve hükme esas alınamayacağına, Mahkeme gerekçesinin somut delillere dayandırılmadığına, en fazla normal sarılma eyleminin medeni sınırlar içinde gerçekleştiğine, müştekilerin şikayetlerinin maddi menfaat temin etme amacı taşıyor olabileceğine, sevgi içeren sözlerin yanlış yorumlandığına, suç kabul edilse bile sarkıntılık düzeyinde kaldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşarak verilmesi gerektiğine, takdiri indirim nedenleri uygulanacak bir durumun olmadığına ve nedenlerin gerekçesiz olduğuna, lehine vekalet ücreti hükmedilmediğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında kurulan hükümde gerekçesiz şekilde takdiri indirim nedenlerine yer verilmemesi gerektiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Mağdurenin beyanları, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın sarılırken mağdurenin göğsünü elleme ve yanaklarından öpme şeklinde gerçekleşen eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alındığında, mevcut haliyle eyleminin 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümle maddesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Açıklanan gerekçeye göre Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla