Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3594 E. , 2024/8491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/815 E., 2023/777 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İlk
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3594 E. , 2024/8491 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/815 E., 2023/777 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen hükmün sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-h. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılan mağdurenin ve tanık Onur'un aşamalardaki çelişkili beyanları dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın baskı altında olması nedeniyle soruşturma evresindeki ikrarının mahkumiyete yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurenin aşamalarda sanığın organ sokmak suretiyle eylemde bulunmadığına dair beyanları ile genital muayeneye rıza göstermemesi nedeniyle bu yönde rapor alınamaması, tanık Onur'un aşamalarda değişen anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sarılma ve göğüslerine dokunma şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.cümle maddesi kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. madde ve fıkrasında yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı Kanun'un 34/2. madde ve fıkrasında bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aynı Kanun'un 291/1. maddesindeki temyize ilişkin on beş günlük kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra süresinde verilen temyiz dilekçesiyle talep edildiği takdirde gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinin de yer alması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.