Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3612 E. , 2024/10505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/432 E., 2023/890 K. ŞİKÂYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ: Cinsel saldırı HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3612 E. , 2024/10505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/432 E., 2023/890 K. ŞİKÂYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ: Cinsel saldırı HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili, şikayetçi Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine bu nedenle beraatine karar verilmesine, aksi kanaatte kabul anlamına gelmemekle beraber eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığından bahisle bozulması gerektiğine, gerekçenin kanuni unsurları taşımadığına, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın en yüksek sınırdan ve indirim hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı gibi bozma üzerine Mahkemece gerçekleştirilen yargılama sırasında usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebliğine rağmen de Bakanlığın hükümden önce davaya katılmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca, Bakanlığın kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Müdafii Ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde aşağıdaki hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince oluşa uygun kabule göre sanığın cinsel saldırı eyleminin sarkıntılık düzeyini aştığı kabul edilmesine karşın gerekçeli karar başlığında suç adının sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı olarak belirtilmesi ve hükümde uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/1-1.cümlesi yerine 102/(1) olarak gösterilmesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hukuka aykırılıklar olarak görülmüştür. IV. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii Ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan gerekçeli karar başlığında suç adı kısmında yer alan "Sarkıntılık Yapmak Suretiyle Cinsel Saldırı" ibaresinin çıkartılarak yerine "Cinsel Saldırı" ibaresinin, hüküm fıkrasında yer alan "...102(1) maddesi..." ibaresinin karardan çıkartılarak yerine "...102/1-1.cümlesi..." ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ankara Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.