Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3654 E. , 2024/6226 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/40 E., 2024/55 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3654 E. , 2024/6226 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/40 E., 2024/55 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz eden hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. Maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2023/747 Esas, 2023/742 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102/1. maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dair verilen kararın sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, sanığın suçu işlemediğine, cinsel arzuları tatmin amacıyla hareket etmediğine, ancak eyleminin sabit görülmesi halinde ise sarkıntılık olarak kabul edilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasının gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafinin temyiz dilekçesinde belirtiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.