İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/3833 Karar: 2024/6771 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/3833 K.2024/6771

9. Ceza Dairesi 2024/3833 E. , 2024/6771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/844 E., 2023/1504 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve sanık müdafiinin eski hale getirme istemli temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 4

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/3833 E. , 2024/6771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/844 E., 2023/1504 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve sanık müdafiinin eski hale getirme istemli temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 4

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/3833 E. , 2024/6771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/844 E., 2023/1504 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve sanık müdafiinin eski hale getirme istemli temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında bulunan “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aynı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasındaki temyize ilişkin kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra süresinde verilen temyiz dilekçesiyle talep edildiği takdirde gerekçeli hükmün tebliğinden işlemeye başlayan yedi günlük süresi içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasının da yer alması gerektiğinin gözetilmemesi karşısında, sanık ve müdafiinin eski hale getirme istemleri 5271 sayılı Kanun’un 40 ve devamı maddelerine göre farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/606 Esas, 2022/604 Karar sayılı kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın; 1. Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dair verilen kararların istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle; savunma hakkının kısıtlandığına, katılan mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, şikayetin geç yapıldığına, taraflar arasında husumet olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, iyi hal indirim yapılmadan üst sınırdan cezalandırıldığına, kararın bozulması istemlerine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 2016 ve 2018 yıllarında işlendiği iddia edilen eylemler yönünden 2021 yılında müracaata bulunulan olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, Mahkemenin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Açıklanan gerekçeyle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebine göre hakkındaki hüküm kesinleştirilerek infazına başlanıldığı anlaşılan sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, sanığın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla