Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/3879 E. , 2024/6808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/306 E., 2020/261 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 gün ve 2021/19460 Esas, 2022
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/3879 E. , 2024/6808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/306 E., 2020/261 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 gün ve 2021/19460 Esas, 2022/9598 Karar sayılı bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli ve 2023/9-306 Esas, 2023/590 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak uygulamanın denetlenmesi amacıyla dosyanın Dairemize gönderildiği belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen, 20.10.2020 tarihli ve 2020/306 Esas, 2020/261 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/4, 103/6, 31/2, 31/2-son ve 62. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/306 Esas, 2020/261 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/19460 Esas, 2022/9598 Karar sayılı ilamıyla; ''... mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre, 2013 yılı şubat ayı içerisinde tam tarihi tespit edilemeyen bir günde duygusal anlamda arkadaşlık yaptığı mağdureyle harabe bir binada buluşan suça sürüklenen çocuk ...'ın, burada mağdureye yönelik zorla kıyafetlerini çıkarıp cinsel organını vajinasına sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunmasının ardından 2015 yılı ilk aylarında tehditle bir binanın bodrum katına çağırdığı mağdureye diğer suça sürüklenen çocuk ...'la birlikte cebirle direncini kırmak suretiyle üzerinde müşterek hakimiyet kurduktan sonra nitelikli cinsel istismarda bulunduğunun anlaşılması karşısında, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin arada herhangi bir hukuki veya fiili kesinti olmaksızın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde birden fazla tekrarlanmasından dolayı zincirleme şekilde gerçekleştiği kabul edilerek suça sürüklenen çocuğun 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 103/2, 103/3-a, 103/4, 43/1, 31/3 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken her bir eyleminden dolayı ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2022 tarihli ve 14-2021/8046 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi gereğince itiraz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 06.04.2023 tarihli ve 2022/16478 Esas, 2023/2077 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2023 tarihli ve 2023/9-306 Esas, 2023/590 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek; "TCK’nın 43. maddesinde "bir suç işleme kararının icrası" şeklinde düzenlenen ibarenin esasında kişinin iç dünyasıyla alakalı olması nedeniyle failin dış dünyaya yansıyan davranışlarının söz konusu ibarenin değerlendirilmesi bakımından irdelenmesinin zorunluluk arz etmesi ve çıkacak her fırsattan yararlanmak hususunda genel ve soyut bir kararın varlığının aynı suç işleme kararının kabulünü gerektirmeyeceği hususları dikkate alındığında; suça sürüklenen çocuk ...'ın 2013 yılı Şubat ayında ilişkilerini bitirmek istediğini söylediği için sinirlendiği katılan mağdura nitelikli cinsel istismarda bulunduktan sonra 2015 yılının ilk aylarında bu kez katılan mağduru elindeki fotoğrafları yaymakla tehdit ederek ilk olaydan farklı bir yerde, video kaydı yapmak ve diğer suça sürüklenen çocuk ...'la birlikte katılan mağdurun cebirle direncini kırmak suretiyle fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurarak sırayla katılan mağdura yönelik nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, katılan mağdurun ilk eylemle farklı bir biçimde gerçekleştirilen ikinci eylem arasında geçen yaklaşık iki yıl boyunca suça sürüklenen çocuk ...'ın herhangi bir eylemine maruz kalmadığı, bu nedenle 2013 yılı Şubat ayı ve 2015 yılının ilk aylarındaki eylemler arasında fiili kesintinin gerçekleştiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın iki farklı dönemdeki eylemleri arasında kastı da içine alıp ondan önce gelen bir suç işleme kararından, diğer bir deyişle suçları ortak bir zemine taşıyan subjektif bir bağdan söz edilemeyeceği gibi adı geçenin önce bir plan yapması veya bu suça niyet etmesi fakat fiili bir defada yapmak yerine, kısımlara bölmeyi ve o surette gerçekleştirmeyi daha uygun görmesi gibi bir durumun da somut olay bakımından gerçekleşmediği, 2013 yılı Şubat ayı ile 2015 yılı ilk aylarında gerçekleştirilen eylemlerde suça sürüklenen çocuk ...'ın suç işleme kararının yenilendiği noktasında tereddüt bulunmadığı, nitekim ilk eylem ile ikinci eylemin işleniş şekillerindeki farklılık, ikinci eylemi birden fazla kişiyle gerçekleştirilmesi, suçların farklı yerlerde işlenmesi, ilk olay üzerinden yaklaşık iki yıl gibi makul olmayan bir süre geçmesi karşısında suça sürüklenen çocuk ...'ın eylemlerinin yeni bir suç işleme kararı altında gerçekleştiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, eylemlerin ayrı ayrı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.'' şeklindeki gerekçeye istinaden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 19460-9598 sayılı bozma kararının kaldırılmasına ve uygulamanın denetlenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olup, suça sürüklenen çocuğa iftira attığına, soyut iddia dışında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter delil olmadığına, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve tahliye kararının kaldırılarak tutuklanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/306 Esas, 2020/261 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dairemizce suça sürüklenen çocuk ... ve... haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulup, itirazın reddine karar verilen diğer hükümlerle ilgili 27.10.2022 günlü bozma kararının AYNEN MUHAFAZASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.