Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4275 E. , 2024/7053 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1709 E., 2023/1620 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; temyiz istemlerinin
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4275 E. , 2024/7053 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1709 E., 2023/1620 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; temyiz istemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesinin anılan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli ve 2022/799 Esas, 2023/285 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, kızı olan ve kayda göre on üç yaşında bulunan katılan mağdure ile ikamette yalnız bulunduğu sırada kıyafetlerinin içinden göğüs ve kalça bölgelerine dokunduğu, katılan mağdurenin elini kendi cinsel bölgesine dokundurttuğu, dudağından öptüğü ve cinsel organını katılan mağdurenin anal bölgesine sokmaya çalışmasına karşın katılan mağdurenin direnmesi üzerine eylemini tamamlayamadığının kabulü ile teşebbüs aşamasında kalan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3-c, 35, 62, 58 ve 53. maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair re'sen istinafa tabi olan kararın katılan vekili, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarihli ve 2023/1709 Esas, 2023/1620 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin farklı zamanlarda tekrar etmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin duyduğu öfke ile gerçeğe aykırı şekilde verdiği çelişkili, soyut ve hayatın olağan akışına aykırı beyanları dışında mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, ilk beyanında eylemin organ sokma suretiyle işlendiği iddiasında olan katılan mağdurenin alınan adli raporun içeriğine uygun şekilde beyanında değişiklikte bulunduğuna, iddia olunan eylemden uzun zaman sonra şikayet hakkının kullanılması ve olaydan sonra katılan mağdurenin sanıkla görüşmeye devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, hukuka aykırı bir şekilde tekerrür hükümleri uygulanarak şartları oluştuğu halde takdiri lehe indirim hükümleri uygulanmadığına, suç vasfında hataya düşülerek esasa ilişkin beyanda bulunacak olan tanıkların beyanları alınmadan eksik araştırma ile kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanığın Temyiz İstemi Kızı olan katılan mağdurenin kendisine duyduğu öfke ile asılsız isnatlarda bulunduğuna, katılan mağdurenin çelişkili ve soyut beyanı esas alınarak tanık beyanı, HTS kayıtları temin edilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanlarında annesi katılan ...'a anlatmadan önce erkek arkadaşı ...'a ayrıntı vermeksizin sanıkla aralarında cinsel hadiselerin yaşandığından bahsettiğine dair anlatımları ile sanığın eşi olan ...'in iddia konusu suç tarihinde müşterek ikametten ayrılmadığına dair savunması karşısında adı geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespiti ile olaya dair bilgi ve görgülerine dair tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, yine savunma çerçevesinde katılan mağdure ve tanık Büşra'nın olay tarihinde kullanımında bulunan hatların tespiti ile arama, aranma ve mesaj kayıtları, sinyal aldığı baz istasyonu bilgilerini içerir HTS kaydının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan istenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; a. Katılan mağdurenin aşamalarda değişen beyanları, savunma, adli muayene raporu ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay günü sanığın kızı olan katılan mağdureyi yatak odasına götürerek yatağa yatırıp alt giysilerini çıkardıktan sonra cinsel organını katılan mağdurenin anal bölgesine sokmaya çalışmasına karşın katılan mağdurenin direnmesi üzerine eylemine son verdiğine dair oluşa uygun kabul karşısında sanığın katılan mağdureye karşı organ sokmaya yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde katılan mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden eylemine son verdiği ve 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükmü de gözetildiğinde mevcut haliyle eylemin sayılı Kanun'un 103/1-1.cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten karar verilmesi, b. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2009 tarihli ve 2004/40 Esas, 2009/355 Karar sayılı karar ile nitelikli hırsızlık suçundan kurulan 1 yıl 11 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesi ile herhangi bir yükümlülük belirlenmeden 2 yıl denetim süresinin uygulanmasına dair kararın 23.06.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair düzenleme çerçevesinde Ulusal Yargı ve Bilişim Ağı Sistemi (UYAP) ile sanığın güncel adli sicil kaydı incelendiğinde; kesinleşme tarihinden itibaren başlayan iki yıllık denetim süresi içerisinde herhangi bir suç kaydına rastlanılmadığından cezanın 23.06.2016 tarihinde infaz edilmiş sayılacağı, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesinde yer alan üç yıllık tekerrür süresi dolduktan sonra yargılama konusu suçun işlendiği ve sanığın suç tarihi itibari ile adli sicil kaydında tekerrüre esas mahiyette başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi karşısında hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan vekili, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.09.2024 tarihinde karar verildi.