Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4354 E. , 2024/7040 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/389 E., 2024/608 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, boz
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4354 E. , 2024/7040 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/389 E., 2024/608 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2022/492 Esas, 2023/503 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a, 103/2, 103/4, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan aynı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, hukuka aykırı kararın bozulmasına, baskı altındaki çelişkili mağdure beyanı dışında delil bulunmadığına, mağdurenin sanığa on sekiz yaşında olduğunu söylediğine, on beş yaşından küçük olduğunu yargılamada öğrendiğinden yaşta kaçınılmaz hataya düşüldüğüne; cinsel suçla sınırlı süreyle mağdurenin hareket edebilme imkanının ortadan kalkması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Hükmedilen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olup, temyiz edilememesi karşısında, sanık müdafiinin anılan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Ancak; a) Sanığın kovuşturmada mağdurenin kendisine yaşını on sekiz olarak söylediğine dair savunması nazara alındığında 02.01.2023 tarihli rapordaki adli tıp uzmanının değerlendirmesi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, b) Olayın intikal zamanı, iddia, savunmalar, muayene raporları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın istismar eylemini cebirle gerçekleştirdiğine dair mağdurenin ilk defa kovuşturma aşamasında dile getirdiği soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesi ile artırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Mağdurede mevcut zeka geriliğinin üçüncü kişilerce anlaşılıp anlaşılamayacağına dair raporlar arasındaki çelişkinin, mağdurenin yaşı nazara alındığında ve uygulamaya göre sonuca etkili görülmediğinin anlaşılması karşısında bu husus bozma konusu yapılmamış ve yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre Tebliğnamedeki düşünceye kısmen iştirak edilmiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/389 Esas, 2024/608 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.