İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4411 Karar: 2024/7911 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4411 K.2024/7911

9. Ceza Dairesi 2024/4411 E. , 2024/7911 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/422 E., 2023/626 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4411 E. , 2024/7911 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/422 E., 2023/626 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4411 E. , 2024/7911 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/422 E., 2023/626 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 22.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/532 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.ve 3.cümle, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/2044 Esas, 2021/2790 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/9997 Esas, 2022/10198 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında ilk derece mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm katılan mağdure vekili tarafından da istinaf edilmesine rağmen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 28.12.2021 gün ve 2021/2044 Esas, 2021/2790 Karar sayılı ilamında katılan mağdure vekilinin istinaf talebiyle ilgili herhangi bir karar verilmemesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 24.03.2023 tarihli ve 2023/422 Esas, 2023/626 Karar sayılı kararı ile katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında ceza tayin edilirken teşdit uygulanmamasının, zincirleme suç hükümleri uygulanırken de gerekçesi gösterilmeden alt sınırdan artırım yapılmasının ve sanığın cezasından indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf başvurusunun esastan reddi kararının gerekçeli olmadığına, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde ise tüm delillerin tartışılmadığına, her iki Mahkeme kararının da usulden bozulması gerektiğine, sanığın adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiğine, sanığın ailesi ile katılan mağdurenin ailesi arasında iddia edilen olay öncesinde husumet oluşturan olaylar yaşandığına, bu konuda tanık dinletmek istedikleri halde Mahkemece dikkate alınmadığına, tevsii tahkikat taleplerinin Mahkemece değerlendirilmeden sanık aleyhine hüküm kurulduğuna, katılan mağdure ve katılan ...'in beyanlarının çelişkili olmasına, tanıkların sanık ile katılan mağdurenin aynı odada bulunmadıklarını açıkça beyan etmelerine rağmen dikkate alınmadığına, katılan mağdurenin masaj olayından bahsetmediğine, katılan ...’in kurguladığı olayı katılan mağdureye ezberlettiğine, adli raporunda katılan mağdurenin beyanını desteklemediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın Başkan Vekili ... ile Üye ...'nun karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Katılan mağdure ve katılan ...'in aşamalarda kendi içinde ve birbiriyle çelişen ifadeleri, katılan mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde soru cevap şeklinde alınan ifadesi, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşlerine iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla