İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4420 Karar: 2024/7180 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4420 K.2024/7180

9. Ceza Dairesi 2024/4420 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/364 E., 2024/250 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme y

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4420 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/364 E., 2024/250 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme y

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4420 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/364 E., 2024/250 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-c.1 ve 3, 58. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/287 Esas, 2023/478 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.2 ve c.3, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Olayın meydana geldiği iddia edilen yerin suçun işlenmesine elverişli olmadığına, mağdurun beyanları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesine ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına yönelik somut bir gerekçe gösterilmemesinin isabetli olmadığına, suç tarihine göre mağdurun on iki yaşını doldurmasına dört gün kalması nedeniyle iddiaya konu eylem dört gün sonra gerçekleştirilmiş olsaydı temel cezanın soyut cezanın alt sınırının üç yıl olacağını, dolayısıyla temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, İlk Derece Mahkemesince anılan maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeyip kanundaki ifadelerin tekrarlanması suretiyle oluşturulan yetersiz gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 3. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/364 Esas, 2024/250 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla