İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/4415 Karar: 2024/7610 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/4415 K.2024/7610

9. Ceza Dairesi 2024/4415 E. , 2024/7610 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/376 E., 2024/528 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ile müd

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/4415 E. , 2024/7610 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/376 E., 2024/528 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ile müd

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/4415 E. , 2024/7610 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/376 E., 2024/528 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ile müdafiinin istinaf incelemesi neticesinde kurulan hükümleri temyiz etmesinin ardından SSÇ'nin reşitken bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 10.06.2024 tarihli dilekçe ve 14.06.2024 günlü yazılı ifadesiyle temyizden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmekle, incelemenin katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin temyizleriyle sınırlı yapılması gerektiği belirlenmiştir. SSÇ hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği görüşüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ--OLAY VE OLGULAR SSÇ'nin, hafif düzeyde zeka geriliği bulunan olay tarihinde 13 yaşında olan mağdura yönelik farklı tarihlerde cami tuvaletine götürerek anal yoldan zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunduğu kabul edilen olayda; 1. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/336 Esas, 2019/405 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci cümlesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/52 Esas, 2020/696 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı ile SSÇ müdafiinin istinaf başvurularının; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/52 Esas, 2020/696 Karar sayılı kararının katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekili ile SSÇ müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/17502 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince esastan reddiyle hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. 4. Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/17502 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 gün ve 14-2020/93027 sayılı itiraznamesi ile itiraz etmesi üzerine ile Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/7977 Esas, 2022/8927 Karar sayılı kararı ile itirazın kabulüyle Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/17502 Esas, 2022/2436 Karar sayılı kararının kaldırılması ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 27.02.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda atılı suçlar yönünden işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu durumunun 5237 sayılı Kanun'un 32 inci maddesi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilen suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24.08.2020 günlü raporunda ise aynı Kanun'un 32 inci maddesinden istifade edemeyeceğinin bildirilmesi karşısında, tam bir vicdani kanaatin oluşması ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından suça sürüklenen çocuğun tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilerek gözlem altına alınıp, muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında ayrıntılı rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/253 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, c) SSÇ müdafiinin temyiz isteminin, 23.05.2023 tarihli ek kararı ile de reddine, Karar verilmiştir. 6. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/253 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararına karşı katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdur vekili ile SSÇ müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 14.12.2023 tarihli ve 2023/9100 Esas, 2023/8507 Karar sayılı kararı ile özetle Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/7977 Esas, 2022/8927 Karar sayılı bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kalkması sonucunda bu hükme bağlı olan İlk Derece Mahkemesi kararının da tamamen ortadan kalktığı gözetilerek atılı suçlar yönünden SSÇ hakkında yeniden bir hüküm kurulması gerekirken, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 18.09.2019 tarih, 2019/336 Esas ve 2019/405 Karar sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarih, 2019/336 Esas ve 2019/405 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilerek SSÇ'nin yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma üzerine, bozma ilamına uyularak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2024/376 Esas, 2024/528 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı yönünden 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci cümlesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezanın alt sınırdan başlanılmasına ve suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezanın alt sınırdan hümedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, SSÇ hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasının hatalı olduğuna şartları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbik edilmediğine lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli ve 2024/376 Esas, 2024/528 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla