Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4475 E. , 2024/9506 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/636 E., 2017/1332 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii İTİRAZNAME GÖ
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4475 E. , 2024/9506 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/636 E., 2017/1332 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin kabulü İTİRAZA KONU KARAR : Ret İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/8572 Esas, 2018/4768 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KD-2024/14050 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanık müdafii tarafından 30.05.2017 tarihli süre tutum dilekçesi ile hükme yönelik temyiz talebinde bulunulduğu, gerekçeli karar usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği halde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmemiş ise de, süre tutum dilekçesinde yer alan "dosyadaki mevcut delillerin mahkeme tarafından doğru değerlendirilmediğine ve sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına" ilişkin ileri sürülen hususların mahkemece verilen hükmün gerekçesine ve ayrıca lehe olan hususların uygulanmadığına yönelik olması itibariyle hukuki sebep içerir bir dilekçe olarak kabul edilmesi gerektiği talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık müdafiinin süre tutum dilekçesinde belirtmiş olduğu temyiz sebeplerinin hukuki sebep içerir bir dilekçe olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmakla esası incelenen dosyanın; A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Esası incelenen dosyanın, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden İlk derece mahkemesinin kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan yargılama sonucunda sanığın mağdureleri olay günü cebir, tehdit ve şiddet kullanarak kendine ait araç ile kestel bölgesinde ıssız bir alana götürdüğünün kabul edilmesi karşısında, sanığın tek eylemi ile birden fazla mağdureye karşı atılı suçu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden ilk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yerine duruşmalı yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yazılı şekilde sanığın mağdurelere karşı ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/8572 Esas, 2018/4768 Karar sayılı ret kararının sanık müdafiinin temyizi açısından KALDIRILMASINA, A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.