Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4760 E. , 2024/8437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/20 E., 2024/37 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4760 E. , 2024/8437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/20 E., 2024/37 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/229 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/1051 Esas, 2021/1277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/27874 Esas, 2022/4233 Karar sayılı kararı ile özetle 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup bu kapsamda ilk derece mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenilmesi gerekliliği, mağdurenin olayı ilk anlattığı Kepez Devlet Hastanesinde görev yapan Dr. ... ile olayla ilgili bildirimde bulunduğu anlaşılan Sosyal Hizmet Uzmanı Gamze Çay ve mağdureyi psikoloğa götüren dayısı ile yengesi ...’in beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/281 Esas, 2023/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. 5. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 25.10.2023 tarihli ve 2023/7300 Esas, 2023/6780 Karar sayılı kararı ile "Kayden 17.09.2007 doğumlu olup mahkemece beyanının alındığı 16.09.2022 tarihinde on beş yaşını doldurmadığı ve halen on sekiz yaşından küçük olduğu belirlenen katılan mağdurenin 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince zorunlu vekil bulundurularak dinlenmesi gerekirken bu kurala uyulmayarak yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/20 Esas, 2024/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle olayın sübut bulmadığına, katılan mağdure anlatımlarının çelişkili olduğuna, ...'nın tanık sıfatıyla beyanının alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılan mağdurenin annesinin SGK kayıtlarının dosya içerisine alınmasına ve çalışma saatlerinin tespiti açısından çalıştığı kuruma müzekkere yazılması taleplerine ilişkin taleplerinin araştırılmaksızın karar verildiğine, tanık beyanlarının dosya muhteviyatı ile çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı bulunduğuna, katılan mağdure ile sanık arasında menfaat çatışması yahut husumet bulunmadığı gerekçesi ile katılan mağdure beyanlarına itibar edilmiş ise de katılan mağdurenin biyolojik anne babası arasında yargılamaların bulunduğuna, esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığına, cinsel istismara uğradığı iddia edilen günden muayene gününe kadar bir buçuk yıla yakın süre geçtiğine, mevcut bulguların olaya bağlı olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle karar verildiğine, atılı suçun birden çok kez işlendiğinin iddia edildiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte raporun iddiayı aydınlatmaktan uzak olduğu gibi fiili livata bulgusunun iddia edilen zaman dilimine, şekline ve durumuna uygun olup olmadığı hususunda yeterli olmadığına, somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, yeniden rapor alınması talebinin reddinin mağdure için tekrarlanan bir adli muayene gerektirmediğinden hukuka aykırı şekilde reddedildiğine, dosya içerisinde çelişkili ve hayatın olağan akışına uygun olmayan delil ve anlatımların bulunduğuna, katılan mağdurenin Antalya iline gitmesinden önce olumsuz bir durum yaşanmadığına, Antalya iline gittikten bir ay sonra rahatsızlandığına, katılan mağdureye karşı işlendiği iddia edilen suçun katılan mağdurenin Antalya ilinde iken işlenip işlemediğinin araştırılması gerektiğine, sanığın yaşantısına ilişkin açıklama yapılarak sanığın atılı suçu işlemesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğuna, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia edilen suçun işlendiği düşünülürse bile ...'nın öz kardeşini evine alarak bir yıla yakın bir süre yanlarında yaşamasına müsaade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğuna, katılan mağdurenin ilk eylem tarihi olarak belirttiği tarih belirtilerek okuldan eve gelme saati ile annesinin evde olma saati arasında bir saat gibi kısa süre bulunduğuna, bu süre zarfında böyle bir eylemi gerçekleştirme halinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğuna, sanığın akrabaları ile bahçe işleri ile uğraştığını beyan ettiğine, dosya içeriğine sanığın tüm günü katılan mağdureyle birlikte evde geçiriyormuş gibi yansıtıldığına, katılan mağdurenin yaşadığı olayı uzun süre kimse ile paylaşmadığına, bu hususun yaşı ve bulunduğu konum itibariyle hayatın olağan akışına aykırı bulunduğuna, açıklanan şüpheli durumlar karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına ve hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenlerde gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.