Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4958 E. , 2024/8601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/503 E., 2024/593 K. SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verile
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4958 E. , 2024/8601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/503 E., 2024/593 K. SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarını işlediği iddiası açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek sanığın nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli hırsızlık suçlarından mahkûmiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanın ilk ifadesinde belirttiği zararı karşılandığı için, zarar miktarının giderilmediğine ilişkin kabulün doğru olmadığına, sanığın samimi ve tutarlı beyanlarına rağmen cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığına, sanığın beyanlarının tutarlı, katılanın beyanlarınınsa çelişkili olduğuna, katılanın külodu üzerinde erkek DNA'sı tespit edilmişse de bunun sanığa ait olduğu konusunun her türlü şüpheden uzak ve kesin delille ispat edilemediğine, samimi ve tutarlı beyanlarda bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesinin uygulanması gerektiğinin ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Her ne kadar cinsel istismar suçundan teşdiden cezaya hükmedilmiş ise de suçun nevi, suçun katılan üzerinde yarattığı etki, bu nevi suçların yarattığı toplumsal infial gözünde bulundurulduğunda, sanığın atılı suçun üst haddinden indirimsiz cezalandırılması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; katılanın 07.06.2023 tarihli duruşmada 3.000 TL nakit 2.000 TL telefonun bedeli olmak üzere 5.000 TL toplam zararı olduğunu belirtmesine karşın bir sonraki 27.09.2023 tarihli duruşmada 5.000 TL zararının giderildiğini ancak toplamda zararının 160.000 TL olduğunu belirttiği, dosya kapsamında bulunan değer tespit tutanağında J2 model telefonun 800 TL, J3 model telefonun 1.000 TL değerinde olduğu, sanık müdafii ve katılan vekilinin imzası bulunan 5.000 TL zararın Av. ...'ya verildiğine dair tutanak ve tüm dosya kapsamı içeriği nazara alındığında somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilerek fazla ceza tayin edildiği anlaşılmakla, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.