Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/5227 E. , 2024/7727 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1 E. 2024/401 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/5227 E. , 2024/7727 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1 E. 2024/401 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın, mağdure...'u farklı zamanlarda farklı mekanlara götürerek birden fazla kez tehdit ve cebirle anal bölgesinden organ sokmak suretiyle istismar ettiği, yine mağdure ...'e, cinsel organına masaj yaptırdığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemler neticesinde, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemi Dosyadaki tek delilin mağdurelerin beyanlarından ibaret olduğuna, sanık hakkındaki hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmaması ve Kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdure...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık Hakkında Mağdure...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma, anal yoldan organ sokmaya ilişkin bulgu tespit edilmediğini bildirir adli muayene raporu ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince, sanığın mağdureye yönelik istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddenin birinci fıkrasına göre cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması karşısında istinaf başvurularının kabulü yerine yazılı şekilde esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. C. Sanık Hakkında Mağdure ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili ifadeleri, sanığın kendisine yönelik eylemlerini küçük kardeşi diğer mağdure...’un gördüğüne yönelik iddiasının... tarafından doğrulanmaması, intikalin, mağdure...’un sanığa yönelik iddialarından sonra gerçekleşmesi mağdurenin, sanığın eylemlerinden birini kendi çocuklarının yanında yaptığına ilişkin anlatımı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi karşısında istinaf başvurularının kabulü yerine yazılı şekilde esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Mağdure...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık ve müdafileri ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Mağdure...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu ile Mağdure ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanığın mağdure...'a yönelik eylemi açısından oy birliğiyle, sanığın mağdure ...'e yönelik eylemi açısından başkan vekili ... Adıgüzel ve üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ... hakkında mağdureler... ve ...'e yönelik; Sonnur için nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ...'e yönelik de cinsel istismar suçlarından cezalandırılmaları talebiyle Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca Ağır Ceza Mahkemesine açılan davada sanığın mağdurelere yönelik eylemlerinin sabit olduğu gerekçe ve kabulüyle atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiş olup, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verildiği, vaki temyiz üzerine sanığın...'a yönelik nitelikli cinsel istismar eyleminin basit cinsel istismar olarak kabul edilerek bu yönden bozulmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan...'a yönelik eylemi nedeniyle mahkumiyet kararının onanmasına, mağdure ...'e yönelik eyleminin ise sübut bulmadığından beraatine dair oy çokluğu ile karar verilmiş olup, mağdure ...'e yönelik sanığın eyleminin de sabit olduğu İlk Derece Mahkemesi de İstinaf Mahkemesinin vermiş olduğu kararların yerinde olduğu, ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının da onanması görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının beraate bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki; Sanığın mağdure...'a yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli cinsel istismardan kurulan hükmün basit cinsel istismar niteliğinde olduğu ve bu şekilde onanması görüşünde olduğumuz konusu oy birliğiyle müzakerede tartışılmıştır. Mağdure...'a yönelik sanığın eylemlerini, mağdure...'un beyanları dışında bu konuyu annesine anlatması, soruşturma aşamasında mağdurenin annesinin beyanları, mağdure beyanı ve anne babanın şikayetiyle cinsel istismardan mahkumiyet sonucuna gidilmiştir. Mağdure ...'in anlatımları da aynı şekilde detaylı yer göstererek yapılmıştır. Sonnur'da olduğu gibi ...'in beyanlarında da kendisinin ve annesinin beyanlarının ötesinde başka delil yoktur ancak mağdurelerin detaylı ve samimi soruşturma aşamasındaki beyanlarına dayandırılmıştır. Her iki mağdurenin de psikolojik tedavi için bulundukları hastanede olayları orada görevli olan psikiyatra anlatmaları sonucu yapılan ihbar üzerine olay intikal etmiş bu anlamda doğal bir intikaldir. Her iki mağdurenin annesi olan ... soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın uzaktan akrabaları, kapı komşuları ve aynı zamanda köy korucusu olması nedeniyle, kızlarından öğrendiği eylemleri kimseye bahsetmemesi konusunda kendisini tehdit ettiği için olaylardan kimseye bahsedemediğini beyan etmiştir. Mağdure ...'in soruşturma aşamasındaki Çocuk İzlem Merkezinde (ÇİM) alınan beyanında sanığın uzanır vaziyetteyken sanığa masaj yaptığını, sanığın kendi elini tutarak, elini cinsel organına götürdüğünü, elinin bir iki dakika kadar Serkan'ın cinsel organı üzerinde kaldığını, bu olayların Bağarası Köyünde olduğunu, olayları annesine anlattığını kendisinin on yaşlarındayken Serkanın evinde olduğu sırada Serkanın kendisini odaya çağırarak kendisine masaj yapmasını istediğini, elini cinsel organına götürdüğünü iki üç dakika kadar sürdüğünü Serkan'ın başka odada iş yapmakta olan eşinin odaya gelmesi üzerine Serkan'ın sırtını döndüğünü, elinin Serkan'ın cinsel organı üzerindeyken kardeşi... ile Serkan'ın çocuklarının da gördüğünü, bu olay nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Mağdureler ile mağdurelerin anne ve babaları soruşturma aşamasında şikayetçi olup bu yönde beyanda bulunmuş olmalarına rağmen kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönerek şikayetlerinden vazgeçmişler, bu sebeple önceki beyanlarının doğruluğu, mağdurelerin birbirlerinin eylemlerini görüp görmedikleri husususu önceki beyanları okunarak kendilerine sorulamamış, mağdureler sanığın çocuklarıyla kavga ettikleri için sanığa iftira attıklarını beyan etmelerine rağmen sanık soruşturma ve kovuşturma aşamasında herhangi bir husumetten bahsetmemiştir. Mahkemede mağdurelerin beyanlarının alınması sırasında hazır bulunan Pedegog raporunda fiziksel ve zihinsel gelişiminin yaşıyla uyumlu olduğu, öz bakım ve kişisel temizliğinin yerinde olduğu, yöneltilen soruları algılayabildiği, sözel yetisinin iyi düzeyde olduğu, ön görüşme sırasında iletişime açık bir tutum sergilediği, göz teması kurduğu, cinsel konular ve cinsellikle ilgili bilgi ve farkındalığının olduğu, yaşına uygun olarak tanımlayabildiği, daha önceki ayrıntılı beyanları göz önünde bulundurulduğunda mevcut beyanlarından dönmede yönlendirme olabileceği, dosyaya konu olaydan sonra psikolojik destek alındığı bilinmediğinden olayın olumsuz etkilerinden kurtulmak için "Danışmanlık Tedbiri" uygulanmasının yerinde olacağı şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Mahkemenin mağdure ...'e yönelik eylemlerini; ...'in soruşturma aşamasında ayrıntılı ve detay içeren olaya ve oluşa uygun samimi beyanları, olayın ortaya çıkış şekli, mağdurenin sanığa iftara atmasını gerektiririr dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmayışı, mağdurenin yaşı itibarıyla sanığa yönelik husumet besleyerek beyanda bulunmuş olmasının kabul edilemeyeceği, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarının ve detaylarının başka birileri tarafından mağdura ezberletilmesi gibi bir halin hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağı, kovuşturma aşamasında mağdure beyanlarını değiştirerek istismara uğramadığını belirtmişse de soruşturma aşamasındaki beyanlarının ayrıntılı, olaya, oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilerek, kovuşturma aşamasındaki beyanlarına neden itibar edilmediği, soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmiş olup, sanığın cinsel organının mağdure ...'e birden fazla zaman ve yerde masaj yaptırması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ani ve kesiklik içermediği, iki üç dakikadan fazla sürdüğü, bu haliyle 12 yaşından küçük çocuğun cinsel istismarına vücut verdiği şeklinde mahkumiyetine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede de mağdure ...'e yönelik sanığın eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararının onanması görüşünde tebliğname düzenlenmiştir. Mağdurelerin annesi ...'nin soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın kendilerini ölümle tehdit etmesi nedeniyle olayı resmiyete intikal ettirip şikayet dilekçesi vermedikleri, intikalin mağdurelerin psikolojik tedavi için bulundukları İstanbul'da psikiyatra verdikleri beyan nedeniyle resmiyete intikal edildiği, gerek bu tehdit eyleminin gerekse yaşadıkları bölgede olayın duyulması, bölge koşulları, olayın daha fazla duyulması ve yayılmasından kaynaklanan korku nedeniyle mağdureler ile anne ve babalarının soruşturma aşamasındaki beyanlarından ve şikayetlerinden dönerek kovuşturma asamasında dosyaya yansımayan bir husumet uydurularak şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirtmişler, bu husus İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul görmemiştir. Sanık aşamalarda hiçbir ifadesinde kendi çocuklarıyla mağdurelerin kavga ettikleri yönünde bir beyan ve husumette bulunmamıştır. Mağdure ...'in ÇİM'deki beyanında sanığın kendisine yönelik eylemlerini kardeşi diğer mağdure sonnurun ve sanığın çocuklarının gördüğünü beyan etmişse de tarafların kovuşturma aşamasındaki beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarından dönmeleri nedeniyle bu husus açıklığa kavuşturulamamıştır. İlk Derece Mahkemesi, Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Dairemizde yapılan müzakereler sırasında sanığın diğer mağdure...'a yönelik eylemiyle, mağdure ...'e yönelik gerçekleştirdiği eylemleri açısından dosyadaki mevcut deliller arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi mağdurelerin soruşturma aşamasındaki detaylı yer belirten ve olay anındaki farklı özellikleri içeren detaylı beyanlarına dayandırılarak mahkumiyet kararları verilmiştir. Açıklanan bu değerlendirmeler sonucunda; Aynı dosyada yargılanan sanık ...'ın kardeş olan mağdureler... ve ...'e yönelik iddianamedeki kabul ve sevk maddeleriyle İlk Derece Mahkemesinin kabulü, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesindeki onama talebi ve İlk Derece Mahkemesinin mağdurelerin soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilerek kurulan mahkumiyet hükümlerinin oluşa, kabule ve dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın mağdure ...'e yönelik birden fazla yer ve zamanda gerçekleştirmiş olduğu basit cinsel istismar eyleminden de mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği ve verilen mahkumiyet ilamının bu yüzden onanması görüşünde olduğumuzdan sanığın mağdure ...'e yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarının beraate bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.