KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/5395 E., 2024/8758 K.
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/31 E., 2024/132 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
381 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Midyat Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sübuta, mağdurun beyanlarının çelişkili olması ile iddiayı doğrulayan somut delil bulunmadığına, mağdur ile aralarında tablet meselesi nedeniyle husumet bulunduğuna, beraat kararı verilmesi talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında teşdiden üst sınırdan ceza verilmesi talebine ilişkindir. C.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-b maddesinin uygulama koşullarının bulunduğuna, alt sınırdan ceza verilmesi ile takdiri indirim uygulanması ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi,
ulaşılan kanaate istinaden delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın, sanığın katılan mağdura yönelik hangi eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gösterilmeden safahatin aktarılması ile yetinilerek yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı Kanun'un 230/1. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Bozma ilamına uyularak verilen kararda dosya kapsamına uygun olarak 5237 sayılı Kanun'un 103/3-b maddesinin uygulanmamasına rağmen, hüküm fıkrasının iki numaralı bendinde "insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle öğrenci yurdunda işlemesinin yanı sıra" ibaresine yer verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.