KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/5472 E., 2024/10510 K.
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/389 E., 2015/161 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
323 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B.
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstekleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03.10.2010 yerine 04.10.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.