Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/548 E. , 2024/6425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulu
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/548 E. , 2024/6425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/391 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2 ve 62. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın, istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/725 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31.10.2022 tarihli ve 2022/10946 Esas, 2022/9714 Karar sayılı kararı ile "Dosya içerisinde bulunan Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 22.06.2021 günlü ve 3491 sayılı raporunda mağdurda hafif mental retardasyon bulunduğu ve kendine karşı işlenen fiile ilişkin ruh sağlığı bakımından kendini savunamayacağının bildirilmesi karşısında ilk derece mahkemesince suç vasfına etkisi bakımından mağdurun İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilip, suç tarihi itibarıyla akıl hastalığı ve akıl zayıflığı olup olmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, kendisine karşı işlenen eylemin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, beden veya ruh bakımından fiile karşı mukavemete muktedir olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, işlenen suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağı hususlarında rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesi ile karar hukuka aykırı bulunmuş ve bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve 2023/97 Esas, 2023/618 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103/2 ve 62. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkındaki iddianın mağdur beyanından başka bir delile dayanmadığını, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığını, ihbarcının da şüphe üzerine ihbarda bulunduğunu, olayı görmediğini, sanığın ve mağdurun yaşları ve fiziki özellikleri nazara alındığında sanığın mağdura karşı iddia edilen eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, mağdurun duruşmadaki beyanında sanığın kendisine karşı eylemi olmadığını söylediğini, mağdura ait alınan raporun kesin tespit yapmadığını bu nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin kanuna aykırı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki çelişkili ifadeleri, savunma, tanık Ziya'nın beyanları, adli rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın, olay tarihinde on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdura yönelik nitelikli cinsel istismar eylemini cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı gerçekleştirdiğine dair soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücreti Talebi Yönünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4 maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.