İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/5664 Karar: 2024/8625 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/5664 K.2024/8625

9. Ceza Dairesi 2024/5664 E. , 2024/8625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/6 E., 2024/32 K. SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, tehdit HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama Sanık hakkında tehdit suçundan il

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/5664 E. , 2024/8625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/6 E., 2024/32 K. SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, tehdit HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama Sanık hakkında tehdit suçundan il

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/5664 E. , 2024/8625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/6 E., 2024/32 K. SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, tehdit HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, onama Sanık hakkında tehdit suçundan ilk kez kurulan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sarkıntılık düzeyinde kalan çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında indirim maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdure ile tanık anlatımlarının çeliştiğine, sanık hakkında ceza tayin edilirken ½ oranında arttırım yapılmasının ve tehdit suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasının hatalı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Söylemlerin teşebbüs aşamasında kalan istismar boyutunda kaldığına, sanığın mağdura yönelik tehdit ve cebir ile müteselsilen cinsel istismarda bulunduğuna, üst hadden indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında tehdit suçundan Dairemizin bozma ilamı öncesinde bir hüküm kurulmaması nedeniyle istinaf incelemesinden geçmediği, bu nedenle sanık hakkında tehdit suçundan ilk kez kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönündan Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler ... ve ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdure ...'nın soruşturma ve kovuşturma aşamasında verdiği tutarlı ifadelerden anlaşıldığı üzere, sanığın ilk olarak mağdurenin 7 yaşında olduğu tarihte başlayan cinsel amaçla dokunma eylemlerinin intikal tarihine kadar yaklaşık 8 yıl boyunca devam ettiği, mağdurenin 9 yaşını tamamlamasından sonra sanığın sürekli olarak mağdurenin göğüslerine ve poposuna dokunmaya başladığı, sıkma şeklindeki dokunmalarının 5-15 saniye kadar sürdüğü, eylemlerin çoğunlukla mağdurenin bağırması ve sanıktan kurtulup başka odaya kaçması ile son bulduğu sübuta ermiş olup, sanığın eylemlerinin yayıldığı zaman diliminin uzunluğu, eylemleri tekrarlama sayısı ve sıklığı, göğüs ve popoya dokunma/sıkma eylemlerinin 5-15 saniye kadar sürmesi hususları birlikte nazara alındığında sanığın eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesintili eylemler olarak kabulünün mümkün olmadığı ve sarkıntılık boyutunu aştığı, Yine sanığın mağdureye yönelik tehdit içeren söylemlerini hem gerçekleştirdiği cinsel istismar eylemlerinin ortaya çıkmasını engellemek ve hem de daha sonraki tarihlerde tekrarlamak istediği istismar eylemlerini kolaylaştırmak amaçlı söylediğinin kabulü gerektiği, zira somut olayda 8 yıla yayılan sistematik ve süregelen bir istismarın mevcut olduğu, sanığın eylemlerinin ortaya çıktığı vakit devamını getiremeyeceği aşikar olduğundan sanığın cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/4. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla