Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/6413 E. , 2024/10167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2468 E., 2023/2363 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, şantaj HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖR
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/6413 E. , 2024/10167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2468 E., 2023/2363 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, şantaj HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında şantaj ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde şantaj ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine dair verilen kısmen re'sen de istinafa tabi hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 303/1-h ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. maddesine göre cezalandırılması, şantaj suçundan kurulan hükümde temel cezanın alt sınırdan tayin edilmemesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinde yapılan değişiklikle görevlendirilen/özel vekaletnameli vekil ayrımı kaldırıldığından lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle çocuğun cinsel istismarı suçundan tayin edilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın eylemlerinin katılan mağdurenin rızasıyla olduğuna, katılan mağdurenin sürekli sanıktan para aldığına, kararın gerekçesiyle dosya içeriğinin çeliştiğine, katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğine yönelik raporun usule uygun bir şekilde alınmadığına, bilirkişi raporunun uzman mütalaası olarak kabul edilemeyeceğine, uzmanlık görüşünde imzası olanların hatta soruşturmayı yürüten savcının bile bilirkişi listesinde adının bulunmadığına, USB ve disklerde aleyhe bulgu elde edilemediğine, katılan mağdurenin yazdığı mesajla da eylemde rızası bulunduğunun kanıtlandığına, katılanın beyanlarının katılan mağdurenin beyanlarıyla çeliştiğine, dosya içeriğinde bulunan bazı delillerden hiç bahsedilmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şantaj Suçundan Verilen Karar Yönünden Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, anılan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1.maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle ve kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatılık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Şantaj Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.