İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/6634 Karar: 2024/10896 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/6634 K.2024/10896

9. Ceza Dairesi 2024/6634 E. , 2024/10896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/548 E., 2024/587 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan B

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/6634 E. , 2024/10896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/548 E., 2024/587 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan B

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/6634 E. , 2024/10896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/548 E., 2024/587 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta, suç vasfına, mağdurenin çelişkili soyut beyanlarına dayanarak karar verildiğine, çelişkili mağdure ve katılan ve tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, hatalı değerlendirmeye, yetersiz gerekçeye ve suça sürüklenen çocuğun şüpheden yararlanması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine ve takdiri indirim uygulanmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekili öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın üyeler ... ... ve ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Mardin 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf eylemin nitelikli olup olmadığına ilişkindir; Her ne kadar mağdure eylemi nitelikli olarak tarif etmiş ise de, mağdurenin olayı rehber öğretmenine anlattığı tarihten itibaren Çocuk İzlem Merkezine intikali arasından üç gün geçtiği, bu sürenin uzun sayılamayacak bir süre olduğu, mağdurenin eylem sırasında herhangi bir kaydırıcı tarif etmediği, suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin yaşları dikkate alındığında eylemin nitelikli olması halinde tıbbi bulgunun olmamasının imkansız olduğu, oysa alınan tıbbi raporda vajinal veya anal yoldan ilişkiye girildiğine dair bulguya rastlanmadığının belirtildiği, dolayısı ile mevcut delil durumuna göre eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1-c maddesi kapsamında çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun yerel mahkemenin vermiş olduğu nitelikli cinsel istismara yönelik suçun mahkumiyetine dair onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla