Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/723 E. , 2024/5126 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2021/359 K. Mahkemenin direnme ilâmında ilk kararında bulunmayan yeni gerekçelere yer vermesi nedeniyle söz konusu kararın direnme mahiyetinde olmayıp, yeni hüküm niteliği taşıdığı gözetil
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/723 E. , 2024/5126 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2021/359 K. Mahkemenin direnme ilâmında ilk kararında bulunmayan yeni gerekçelere yer vermesi nedeniyle söz konusu kararın direnme mahiyetinde olmayıp, yeni hüküm niteliği taşıdığı gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/379 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna dair karar verilmiştir. 2. Bu hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/8557 Esas, 2020/6051 Karar saylı kararı ile; "Sanığın işlediği cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas- ve 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesi 30.03.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/359 Karar sayılı kararı ile; ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. 3. Bu hükmün de o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2021 tarihli ve 2021/59625 sayılı onama istekli Tebliğnamesi ile dosya 6763 sayılı Kanun'un 36 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesi uyarınca, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararı ile kararına direnilen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin kapatılması nedeniyle aynı karar uyarınca bu Daireye ait işlerin devredildiği Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 11.01.2022 tarihli ve 2021/24972 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek, Ceza Genel Kurulunca direnme kararının incelenebilmesi için dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmiştir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2023 tarihli ve 2022/9-116 Esas, 2023/552 Karar sayılı kararı ile; Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçe içermesi nedeniyle Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bir konunun ilk kez Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanuni imkân bulunmadığı, bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp bozma ilamında tartışılması gerektiği belirtilen husus tartışıldıktan sonra, eylemli uyma neticesi verilen yeni bir hüküm niteliğinde olduğundan dolayı dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Somut olayda sadece şüpheye dayalı mahkumiyet kurulduğuna, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlarır ilkesi gereğince sanığın lehine hareket edilmesi gerektiğini, bu nedenle sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık lehine olan hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığına ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığa atılı suçun basit yargılama usulüne göre yargılama yapılması gereken suçlardan olduğu halde basit yargılama usulü uygulanmadan hüküm kurulmasına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya içerisinde bulunan adli sicil kaydına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar dışında sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilirken gerekli ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanması hususundaki kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu ve bu kapsamda kanun maddesinde yer alan bazı tabirlerin tekrarlanması şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken yeterli olmayan yazılı gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yerel Mahkemece bozma ilamına direnilmesine yönelik gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması nedeniyle mahkemenin kararı hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/359 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.