İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/7877 Karar: 2024/10452 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/7877 K.2024/10452

9. Ceza Dairesi 2024/7877 E. , 2024/10452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1389 E., 2024/1352 K. KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/7877 E. , 2024/10452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1389 E., 2024/1352 K. KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/7877 E. , 2024/10452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1389 E., 2024/1352 K. KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin mental retardasyon tanısına gerekçeli kararda yer verilmesine rağmen bu hastalığa ilişkin somut bilgi ve belge toplanmamış olduğuna, çocuğun beyanlarında "hazırlık evresinde eylemin gerçekleşmediği ancak uzunca bir süre sonra kovuşturma evresinde eylemin gerçekleşmiş olduğunu iddia etmesi" nedeniyle güvenilir olup olmadığının araştırılmamış olduğuna, suçun işlendiğinin kuşku içerisinde kaldığına, gerekçeli kararda takdiri indirim uygulanmamasının somut şekilde gerekçelendirilmediğine, suç vasfının hatalı değerlendirildiğine, eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, kararın eksik inceleme ile verildiğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mahkemenin, tamamen takdiri bir yorumla kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığını göz önüne alarak ve gerekli incelemeleri yaparak karar vermesi gerekirken aksi düşünce ile karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğuna, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın mağdureyle arasındaki yaş farkı, sanığın mağdurenin engelli olduğunu bilmesi, eylemin uzunluğu ve 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesindeki suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, failin kastının ağırlığı gibi nedenlerde göz önüne alınıp cezanın belirlenmesinde aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki hakkaniyet ve orantılılık koşulu da nazara alınarak sanık hakkında ceza tayin edilirken makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken "5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtilen kriterler göz önüne alınarak" şeklindeki yetersiz gerekçe ile temel cezanın yazılı şekilde alt sınırdan belirlenmesi, Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar dikkate alınıp aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken "sanığın eylemini zihinsel engelli olduğunu bildiği mağdura yönelik gerçekleştirmesi, suçtan sonraki davranışları, hak ve adalet kuralları nazara alınarak" şeklindeki kanun koyucunun aradığı nitelikte olmayan gerekçelere dayanılarak söz konusu maddenin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla