KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/814 E., 2024/4436 K.
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/482 E., 2023/891 K
- Suç
- Cinsel taciz
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
366 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1-1 maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kilis 3.Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1-1, 58 maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna dair kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay
9. Ceza Dairesinin kararı ile basit yargılama usulunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesi üzerine Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105/1-1, 58 maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği Özetle Usul ve kanuna aykırı kararın temyiz isteğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.