Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/8167 E. , 2024/10302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/626 E., 2024/900 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ S
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/8167 E. , 2024/10302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/626 E., 2024/900 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; sanığın ikrarı, suçu gizlemeye yönelik eyleminin bulunmaması, yargılama aşamasındaki davranışları ve yaşı dikkate alındığında takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İstemi Özetle; takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; alt sınıra yakın ceza tayininin hatalı olduğuna caydırıcı olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan ve İlk Derece Mahkemesinde alınan son sözünde "adaletinize sığınıyorum" demek suretiyle pişmanlık gösteren sanık hakkında anayasal hakkı olan inkarı da gerekçe gösterilerek yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ... ve üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması hususundaki gerekçenin soyut ve yetersiz bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62. maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedenleri sayıldıktan sonra “gibi” denilmek suretiyle takdiri indirim nedenlerinin kanunda sayılanlarla sınırlı olmadığı, aksine bunların örnek olarak sayıldığı açıkça vurgulanmıştır. Burada sayılan “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi nedenler, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil, yol gösterici nitelikteki gerekçelerdir. Serbest takdir sisteminin bir gereği olarak da olayda sanık yararına takdiri indirimin uygulanmasını gerektiren nedenlerin varlığını veya yokluğunu belirleme yetkisi yargılamayı yapan hâkime ait olacaktır. Zira yargılama süreci boyunca maddi gerçeğe ulaşma ve adaleti sağlama yolunda çaba harcayan hâkim, sanığı birebir gözlemleyen ve bu bağlamda takdiri indirim nedenlerinin varlığını ya da yokluğunu en iyi tespit edebilecek konumdaki kişidir. Hâkim; “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri”nin yanında, her somut olaya göre değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri de birlikte değerlendirerek, bu hususta hak, adalet ve nasafet kurallarına uygun biçimde uygulama yapacaktır. 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmıştır. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/4-137 Es. 2019/692 Kr. sayılı ilamında “...Dosya içeriğine göre; pişman olduğunu belirtir bir beyanı olmayan ve pişmanlık gösterdiğine ilişkin tutanaklara yansıyan bir hareketi bulunmayan sanığın yargılama sürecindeki davranışlarını göz önünde tutarak değerlendirmede bulunulan Yerel Mahkemece TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim nedenlerinin "Yargılama süresinde sanık lehine takdiri indirim nedeni olabilecek bir hususun tespit edilemediği ve bu yönde bir eğilimin oluşmadığı," şeklindeki gerekçeyle uygulanmamasının yasal, yeterli ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu kabul edilmelidir. ” diyerek yerel mahkemenin direnme kararını yerinde bulmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/4-137 Es. 2019/692 Kr. sayılı ilamı nazara alındığında, sanığın öz kızı olan ve Sınır-Hafif derecede Zeka geriliği bulunup, mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak ve fiile mukavemete muktedir olmayan mağdure ile damadı ceza evinde iken torunlarının göreceği şekilde çok defa nitelikli cinsel saldırıda bulunan ve bu eylemleri, görüntü kayıtları, biyolojik inceleme raporları ve tanık anlatımları ile sabit olan sanık hakkında yerel mahkemenin "..duruşmalarda işlediği suçu gizlemeye çalışan davranışları ve herhangi bir pişmanlık emaresi göstermeyişi..." şeklindeki gerekçe ile TCK'nın 62. maddesini uygulamamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, duruşmada sanığı bizzat gözlemleyen mahkemece belirtilen gerekçenin yeterli ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatinde olduğumuzdan, hükmün onanması yerine anılan gerekçeyle bozulmasına dair çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.