İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/8541 Karar: 2025/7843 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8541 K.2025/7843

9. Ceza Dairesi 2024/8541 E. , 2025/7843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/564 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakk

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/8541 E. , 2025/7843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/564 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakk

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/8541 E. , 2025/7843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/394 E., 2024/564 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, taraflar arasında husumet olmadığına, olayların tanıklar tarafından doğrulandığına ve sanık hakkında takdiri indirim maddesi uygulanmadan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla üye ...'ın karşı oyuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de; 21.02.2019 tarihinde mağdurun ... öğretmeni ...'nun mağduru tedirgin ve telaşlı görmesi üzerine arkadaşlarına sorduğunda mağdurun intihara meyilli olup psikolojik tedavi görmek üzere hastaneye yatacağını öğrenmesi üzerine durumu rehberlik servisine ilettiği, rehber öğretmen ...'in mağdurla yaptığı görüşmede hayali arkadaşları olduğundan ve hayatın onun için iyi bir yer olmadığından bahsettiği, başka bir şey anlatmadığı, bir gün sonra ise mağdurun bu defa rehberlik servisine kendiliğinden gelerek görüşmek istediği ve amcasının kendisini taciz ettiğini, dudağından ve yanağından öptüğünü, göğüslerine ve ön özel bölgesine dokunduğunu, bunun üzerine kaçarak kendini odaya kilitlediğini anlattığı, mağdura anlattıklarını yazılı beyan şeklinde vermesi söylendiğinde "bunlar aramızda kalsın, ailem bana çok kızar kötü şeyler olur" dediği, durumun okul müdürüne aktarıldığı ve bilahare adli mercilere intikalin sağlandığı anlaşılmaktadır. Katılan mağdurun aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanlarında öz amcası olan sanığın kendilerinde kaldığı dönemde bir gün yanağından öpüp göğüslerini önce kıyafetlerinin dışından sonrasında içinden sıktığını, akabinde kulağından öpüp vajinasına kıyafetlerinin üzerinden dokunduğu, kıyafetlerinin içinden vajinasına dokunmaya çalıştığı sırada kendisini kapatarak izin vermediğini, sonrasında yerinden kalktığı esnada sanığın kendi kıyafetlerini çıkardığını, sanığın cinsel organını gördüğü, bunun üzerine kardeşini de alarak evin bir odasına girip kapıyı kilitlediğini, sanığın kapıyı açmasını, kendisini ders çalışmadığı için anne ve babasına şikayet edeceğini söylediğini, bunun üzerine kapıyı açtığında çıplak haldeki sanığın kendisini dudağından öptüğü, cinsel organını kalçasına dokundurup sarıldığını, göğüslerini ve karnını okşadığını, yeniden odaya giderek kapıyı kilitlediğini, sanığın mağdure ve ailesiyle birlikte kaldığı yaz dönemi içerisinde birden fazla kez farklı zamanlarda göğüslerini sıkmak, kalçasına vurmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu anlatmıştır. Mağdurun annesi ve babası aşamalardaki beyanlarında olayı görmediklerini, sanığın üç yıl önce 2-3 ay kendilerinde kaldığını, kendileri çalıştığı için sanığın evde çocuklarla yalnız kaldığını beyan etmişlerdir. Tanıklar ... ve ... benzer beyanlarında, mağdurun arkadaşları olduğunu, yaklaşık 1,5 sene önce mağdurun kendilerine olayı anlattığını, amcası olan sanığın evde yalnız kaldığında göğüslerine ve cinsel oranına dokunduğunu, evde çıplak gezdiğini, cinsel organını gördüğünü söylediğini beyan etmişlerdir. Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır. Hukuk yargılamasından farklı olarak ceza yargılamasında vicdani delil sistemi geçerli olup maddi vakıa her türlü delille ispatlanabilir. Suç mağdurları aynı zamanda eylemin birinci dereceden tanığı konumunda olup beyanları maddi vakıanın ispatlanması açısından önemli bir delil kabul edilmektedir. Mağdur beyanından başka delil bulunmadığı durumlarda mağdur beyanı tek başına yeterli görülerek suçun ispatlanması mümkündür. Bunun için mağdur beyanının kendi içinde tutarlı olup olmadığı, mantık çelişkisi içerip içermediği, aşamalardaki beyanların birbiriyle tutarlı olup olmadığı, mağdur ile sanığın önceye dayalı husumeti bulunup bulunmadığı, mağdurun yaş küçüklüğü veya akıl zayıflığı nedeniyle olayları kavramada ve ifade etmede bir engelinin bulunup bulunmadığı gibi bir takım kriterlere göre değerlendirilerek şayet mağdurun anlatımları tutarlı, samimi ve inandırıcı ise sübuta esas alınarak fail hakkında mahkumiyete yeterli delil kabul edilmektedir. Yargıtay 14.Ceza Dairesi'nin 18/02/20 20... /71 28... /1285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; " ..Ceza yargılamasının esas amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu bakımdan hakim davayı muhakeme kuralları gereğince huzurunda görecek, olayı ilk günkü haline götürecek bu konuda yüz yüzelik ilkeleri gereğince sanık ile mağduru dinleyecek ve gözlemleyecek, elde ettiği delillerle vicdani kanaati ile hüküm kuracaktır. Delil tüm davalarda hükme ulaştıracak kurucu unsurdur. Bu bakımdan en hassas suçlar cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarıdır. Bu suçlarda mağdur ile sanık arasında geçen eylem genellikle yapısı gereği tanık olmadan ve bariz delil bırakılmadan işlenen suçlardır. Bu açıdan davanın temelini oluşturan delillerden en önemlileri, Yargıtayca mağdur beyanı, doktor raporları, psikolojik inceleme evrakları, sanık ... mağdurun bulundukları çevre, aralarındaki yakınlık ve husumet incelemeleri olarak kabul edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesi gereğince kararlarına uyulması gereken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin inceleme kriterlerinde ise; mağdurenin beyanları çok önemli görülmüş, beyanlarını ana delil olarak kabul etmiş davayı gören mahkemeye ise bunu test etme yükümlülüğü yüklemiştir. (P.S/Almanya kararı 04.09.2011) Öte yandan tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle olan geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri, sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Çünkü bu kişiler hakkında yasal müracaatta bulunma konusunda tereddüt yaşadıkları ve yabancı failler konusunda gösterdikleri kararlılıkları kimi zaman gösteremedikleri bilinen bir gerçeklik olarak kabul edilmiştir..." Somut olayda mağdurun baştan itibaren samimi ve tutarlı beyanlarda bulunduğu, soruşturma ve duruşmada ifade sırasında hazır bulunan adli görüşmecilerin mağdurun samimi ve tutarlı anlatımda bulunduğunu, yaşına uygun olarak olayı anlattığını, beyanlarına itibar edilebileceğini bildirdikleri, mağdurun amcası olan sanıkla bir husumeti bulunmadığı nazara alndığında iftira kastıyla hareket etmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince beraat gerekçesinde mağdurun olayı intikalden önce kimseye anlatmadığı vurgulanmış ise de tanıklar ... ve ...'in mağdurun olayı kendilerine 1,5 yıl önce anlattığını beyan etmeleri karşısında mahkemenin bu gerekçesinin dosya kapsamı ile örtüşmediği, yine mağdurun soruşturma aşamasında olay tarihini bir yıl önce olarak beyan etmesine rağmen duruşmada 3 yıl önce olduğunu söylemesi nedeniyle beyanlarının çelişkili olduğu belirtilmiş ise de soruşturma ve duruşma tarihleri arasındaki zaman farkı ve mağdurun soruşturma ifadesinden sonra 04.03.2019-29.04.2019 tarihleri arasında iki aya yakın süre ... Hastanesi psikiyatri servisinde yatarak tedavi görmesi, tedavinin ilaçla devam etmesi, bu tür tedavilerin kişide travmaya neden olan olayları unutturmaya yönelik etkileri bulunması nazara alındığında belirtilen çelişkinin önemsiz olduğu, mağdurun aşamalarda sanığın eylemlerini aynı olay örgüsüyle ve tutarlı olarak anlattığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan mahkemece mağdurun olayı ebeveynlerine zamanında anlatmaması ve geç intikal ettirmesi beraate gerekçe gösterilmiş ise de yukarıda belirtilen Yargıtay kararında vurgulandığı üzere, tanıdık kişiler (akraba, komşu, öğretmen, iş arkadaşı, amir v.b) tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar ve saldırı vakalarında, mağdurların bu kişilerle olan geçmiş ilişkileri, yakınlık düzeyleri olay öncesi ilişkilenme biçimleri ve daha sonra mağdur ile aynı çevrede kalmaya devam etmeleri sebebiyle ivedi biçimde şikayette bulunmamaları mağdurun aleyhine yorumlanmamalıdır. Nitekim mağdure rehber öğretmene olayı anlattığında "bunlar aramızda kalsın, ailem bana çok kızar kötü şeyler olur" diyerek sanığın eylemlerini neden zamanında ailesine yada yetkili mercilere anlatamadığını samimi ve yaşına uygun gerekçelerle ifade etmiştir. Buna göre, olayın intikal şekli, mağdurun baştan beri tutarlı ve samimi anlatımları, mağduru doğrulayan tanık beyanları, mağdurun amcası olan sanıkla bir husumeti bulunmadığı nazara sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kurulan beraat hükmünün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla