İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8520 K.2025/1363

Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çanakkale

Esas2024/8520Karar2025/1363Tarih20 Şubat 2025Okuma6 dk · 1.105 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2024/8520 E., 2025/1363 K.

Karar tarihi
20 Şubat 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Çocuğun cinsel istismarı
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler
Sanıklar müdafileri
Tebliğname görüşü
Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar Detayı

1.105 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Çanakkale

3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın cinsel amaç ile oğluna dokunmadığına, değişik eğilimleri olduğunu fark edince yardımcı olmak istediğine, birlikte yaşadığı diğer sanık ...’un laptopta kayıtlı olan görüntüleri almaya çalışması ve baskı kurması nedeni ile karakola giderek çalındığı ihbarında bulunduğuna, mağdurun on beş yaşını doldurduğuna ve görüntülerden de anlaşılacağı üzere sanık annenin mağdur üzerinde zor kullandığına ve eylemin birden fazla gerçekleştiğine dair delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yasal olmadığına, takdiri indirim uygulanmama gerekçesinin de yerinde olmadığına,

mahkumiyet kararının bozularak tahliyeye karar verilmesine ilişkindir. B. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, dosyada sanığın, anne ...’yı azmettirdiğine dair delil bulunmadığına, sanığın; ...’nın mağdur ile video çektiğinden daha sonra haberinin olduğuna, mağdurun beyanına göre annesinin eylemlerinin 2018 yılında başladığına ve buna göre sanığın, ...’nın bu videoları çektiğinden haberinin olmayacağına, bahsedilmesinden sonra videoları istediğine ve izledikten sonra sildiğine, amacının mağdura yardım etmek olduğuna, sanığın mağdur ile ilgili sanık ...’ya yazdığı mesajların 2018 yılı Temmuz ayından çok sonra olduğuna,

sanık ...’nın telefonunda bulunan her iki sanığa ait görüntülerin sanık ... tarafından ...’a karşı şantaj yapmak amacıyla kullanıldığına, ...’un bu görüntülerden rahatsız olması ve artık ele geçirmek istemesi nedeni ile sanık ...’nın karakola giderek hırsızlık ihbarında bulunduğuna, ...’nın beyanlarına dayanılarak müvekkili aleyhine mahkumiyet kararı verilmesinin yasal olmadığına, ayrıca sanığın mağdur ile kan bağı ve hısımlık ilişkisi olmamasına rağmen hakkında bu nedenle artırım yapılmasının da yasal olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,

eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-c maddesinde düzenlenen üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan kişiye karşı işlenmesi halinin, katılan mağdur ile arasında böyle bir hısımlık ilişkisi bulunmayan sanık ... hakkında uygulanması suretiyle fazla tayin edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ...

Hakkında Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'nın kararın değişik gerekçeyle bozulması gerektiğine dair muhalefeti ancak sonuç olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale

3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, olayların diğer sanık ... tarafından başlatıldığı anlaşılmaktadır. Sanık ..., iki çocuk annesi olup, eşini uzun yıllar önce kaybetmiş ve ... ilçesinde mağdurla birlikte ikamet etmektedir.

Mağdur ..., sanık ...'nun öz oğludur. Sanık ... ile diğer sanık ... arasında uzun süredir devam eden bir duygusal ilişki bulunduğu, sanık ...’un evli olmasına rağmen zaman zaman ...’nun evinde kaldığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabittir. İstismar niteliğindeki eylemlerin, sanık ... tarafından oğlu ...'nun cinsel yönelimi ile ilgili kişisel değerlendirmeler yapılarak başlatıldığı, bu fiillerin 2018 yılı Temmuz ayı itibarıyla başladığı belirlenmiştir.

Bu süreçte mağdur ..., annesi ... ile birlikte yaşamaktadır. İlerleyen zaman içerisinde mağdur, bu olaylar nedeniyle İstanbul’da yaşayan ağabeyi ...’nun yanına taşınmış ve annesiyle birlikte yaşamaktan vazgeçmiştir. Mağdur ağabeyinin askere gitmesi nedeniyle tekrar annesi ile birlikte kalmaya başlamıştır. Olayların adli makamlara intikali ise, sanık ...'nun 25.09.2022 tarihinde ...

Polis Merkezi’ne başvurarak evinin soyulduğunu iddia etmesiyle başlamış; sanığın çelişkili ve şüpheli davranışları üzerine polis tarafından mağdur ... ifadeye çağrılmıştır. Mağdurun karakolda verdiği ifadeler doğrultusunda sanık ...'nun mağdura yönelik cinsel içerikli eylemleri ortaya çıkmış ve soruşturma süreci başlatılmıştır.

Sanık ...’in, ... tarafından başlatılan bu eylemlerden, istismar olayları başladıktan sonra haberdar olduğu, olayların başlangıç aşamasında mağdur üzerinde doğrudan bir etkisinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Türk Ceza Kanunu'nun 38. maddesinde düzenlenen azmettirme suçu, failin henüz suç işleme kararı almamış bir kişiye, suç işlemeye yönelik irade kazandırılması suretiyle suçun işlenmesine neden olunması halidir.

Azmettirme için, failin suç işleme kararını doğrudan etkileyen, bağımsız bir irade oluşturmasına sebebiyet veren bir yönlendirme şarttır. Buna karşılık, suç işleme kararı zaten mevcut olan bir kişiye, bu kararını güçlendirecek şekilde etki edilmesi veya suçun işlenmesine kolaylık sağlanması, Türk Ceza Kanunu'nun 39. maddesinde düzenlenen yardım etme fiilini oluşturur.

Yardım, failin suç kararını doğrudan oluşturmamakta; yalnızca var olan suçu işleme iradesinin pekiştirilmesine veya suçun işlenmesinin kolaylaştırılmasına hizmet etmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ve Ceza Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre de; bir sanığın suç işleme kararını doğrudan oluşturmadığı, sadece var olan kararı kuvvetlendirdiği veya suçu işlemede kolaylaştırıcı bir tutum sergilediği durumlarda azmettirme hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak yardım etme hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmektedir.

Somut dosyada, sanık ...’nun mağdur ...'ya yönelik cinsel içerikli fiilleri, sanık ...’in herhangi bir etkisi olmaksızın, kendi bağımsız iradesiyle başlatmıştır. Sanık ..., olayların başlamasından sonra bu fiilleri öğrenmiş ve olaylara sonradan dahil olmuştur. Dolayısıyla sanık ...’in davranışlarının, ...’nun suç işleme kararını oluşturmadığı, yalnızca var olan karar ve fiillere dolaylı destek sunduğu anlaşılmaktadır.

Sanığın ... üzerinde suç işleme kararını doğrudan doğuracak şekilde bir azmettirme etkisi bulunmadığı; buna karşın mevcut sürece kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir destek sağladığı, dolayısıyla eyleminin azmettirme değil yardım etme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Bu itibarla, sanık ...’in fiillerinin Türk Ceza Kanunu’nun 38. maddesi kapsamında azmettirme olarak değil, 39. maddesi kapsamında suçun işlenmesini kolaylaştırıcı nitelikte yardım etme olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Gerekçe
  5. IV. Karar

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8520
Karar No
2025/1363
Tarih
20 Şubat 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8519 K.2025/2163
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8516 K.2025/7974
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8515 K.2025/344
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8511 K.2025/417
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8509 K.2025/1199
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8508 K.2025/312

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.