KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/9562 E., 2025/903 K.
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan mağdur vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
355 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Keşan Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin İstemi Sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna ve mağdur lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talebine ilişkindir. B.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun aşamalarda çelişkili, başkaca delillerle doğrulanmayan anlatımlarına itibar edilmemesi gerektiğine, olay mahallinde ve mağdurun iç beden muayene raporunda bir bulguya rastlanılmadığına, mağdurun iç çamaşırında sanığa ait olduğu söylenilen genotiple alakalı Adli Tıp Kurumundan ek rapor alınması gerektiğine, ağır şeker ve tansiyon hastası olan sanığın iktidarının bulunmadığına, eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığına, fiilin sabit olmadığına, sanığın cinsel saik ve kastla hareket etmediğine, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.