Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/9963 E. , 2025/1980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1527 E., 2024/1754 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUK
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/9963 E. , 2025/1980 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1527 E., 2024/1754 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, dosyada çelişkili katılan anlatımlarından ve olayı katılandan dinleyen tanık beyanlarından başkaca delilin mevcut olmadığına, katılanın beyanlarının üstün tutulmasına ilişkin somut gerekçeler gösterilmediğine, şüpheden sanığın yararlanacağına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olayın intikal süresi, sanığın aşamalardaki inkara dayalı savunması, tanıkların görgüye dayalı olmayan beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın savunmasının aksine cinsel ilişki eylemini zora dayalı gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemiz çoğunluğu tarafından, sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olup, aşağıda izah edilen nedenlerle bu karara katılmıyorum. Çoğunluk görüşünde, sanığın savunmasının aksine, eylemin zora dayalı gerçekleştiğine dair cezalandırmaya yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyetin isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir. Ancak dosya kapsamı bu sonuca ulaşmak için yeterli değildir; aksine, mahkûmiyetin isabetli olduğuna ve sanığın cezai sorumluluğunun açıkça ortaya konduğuna işaret etmektedir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 11/05/2023 tarihli raporda, mağdurun hymeninde saat 5 hizasında olay tarihiyle uyumlu yeni oluşmuş yırtık tespit edilmiş; olayın gerçekleştiği pansiyon odasında ele geçirilen çarşaf, alez ve tuvalet kâğıdı üzerinde sanığa ait sperm hücrelerine rastlanmış, bu bulgular sanığın mağdura yönelik cinsel eylemde bulunduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Ayrıca, sanık ve mağdurun biyolojik örnekleriyle DNA uyumu sağlanmıştır. Bu maddi deliller, eylemin gerçekleştiğini tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır. Sanığın, eylemin rızaya dayalı olduğuna ilişkin savunması ise, dosya içeriğiyle örtüşmemektedir. Mağdurun bir erkek arkadaşı olduğuna ve olaydan kısa bir süre sonra bu kişiyle evlendiğine ilişkin beyanı, sanıkla arasında geçmişe dönük herhangi bir gönül ilişkisi bulunmadığını ve eylemin rızaya dayalı olamayacağını göstermektedir. BTK kayıtları, taraflar arasında olay öncesine dair herhangi bir duygusal veya cinsel içerikli iletişim bulunmadığını ortaya koymuş; olay sonrası mağdurun ablasına ulaşması ve yaşananları anlatması da mağdur beyanının doğruluğunu desteklemiştir. Ayrıca mağdurun anlatımlarıyla uyumlu şekilde, olaydan bir gün sonra taraflar arasında yaşanan gerginlik, olayın ... dışında geliştiğini ve mağdurun olayı ifşa etmesi üzerine gelişen sosyal yansımanın bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Yerel mahkeme; mağdurun tutarlı beyanları, tanık anlatımları, adli tıp bulguları ve dijital veri çözümleriyle desteklenen deliller doğrultusunda mahkûmiyet hükmüne ulaşmış, bu hüküm de hem usul hem de esas yönünden hukuka uygun bulunmuştur. Dolayısıyla, dosya kapsamındaki delillerin birlikte ve bütüncül değerlendirilmesi neticesinde, yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararının hem maddi vakıaya hem de hukuki esaslara uygun olduğu kanaatindeyim. Bu bağlamda, Daire çoğunluğu tarafından ulaşılan sonucun dosya kapsamıyla örtüşmediği düşüncesiyle, bozma kararına katılmıyor; yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği yönünde karşı oy kullanıyorum. KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan bozma kararına katılmıyorum. Dairemiz çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş ayrılığı suçun sübutuna ilişkindir. Müşteki ve müştekinin ablası ...’nın olay tarihinde sanık ve sanığın arkadaşı olan ... ile görüşerek birlikte bir süre vakit geçirmeleri akabinde ...Pansiyon isimli olay yerine konaklama amacıyla gittikleri, bir müddet hep birlikte aynı odada bulunduktan sonra tanık ... ve ...’ın başka bir odaya geçtiği ve tarafların aynı odada kaldığının taraflar ve tanıklar anlatımı ile sabit olduğu, mağdurun beyanlarını destekler mahiyette Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, mağdurun yapılan fiziki muayenesinde hymende (kızlık zarında) saat 5 hizasında yeni oluşmuş yırtık olduğunun tespit edildiği ve yine ...Pansiyon isimli iş yerinden elde edilen çarşaf, alez ve iki adet tuvalet kağıdı üzerinde sperm hücresinin, mağdur ve sanığın biyolojik örnekleri ile uyumlu DNA hücrelerinin tespit edildiği, Dairemiz çoğunluk görüşü ile mağdurun rızasının bulunduğu kanaati ile beraate yönelik bozma kararı verilmiş ise de, mağdur ve tanıkların taraflar arasında gönül ilişkisi bulunduğuna dair anlatımlarının olmaması, taraflar arasında BTK tarafından sunulan rapordan da anlaşılacağı üzere tarafların ilk ve son kez olay tarihi olan 07.05.2023 tarihinde görüşmüş olması, mağdurun olaydan sonra kendisine karşı eylemi ablası olan tanık ...’ya anlatması üzerine tanık ...’nın 08/05/2023 tarihinde sanığı arayarak tarafların buluştuğu, taraflar arasında dava konusu olay sebebi ile tartışma yaşandığı ve Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 11.05.2023 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere mağdurun yerde sürüklenme ile uyumlu BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığı, sanığın savunmasının aksine taraflar arasında arama kaydının bulunmamasının ve olaydan sonra yaralamalı bir tartışma yaşamalarının taraflar arasında gönül ilişkisi bulunmadığını ve eylemin rızaya dayalı gerçekleşmediğini destekler mahiyette olduğu, mağdurun tutarlı beyanları, taraflar arasında daha önceden herhangi bir tanışıklık, husumet ya da çıkar ilişkisi bulunmadığı da anlaşılan müştekinin, sanığa asılsız suç isnat etmesini gerektirecek herhangi bir sebebinin olmaması, sanığın yaşanan cinsel ilişkinin rızaya dayalı olduğuna ilişkin savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik ve itibar edilemez olması, sanığın olay tarihinde alkol etkisi altında bulunması nedeniyle beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunarak uyuyan müştekinin vajinal bölgesine parmak sokması, ardından eyleme karşı koymaya ve sanığı iteklemeye çalışarak istemediğini sözel olarak ta belirten müştekinin kollarından tutup sıkmak ve bacaklarına baskıda bulunmak suretiyle cebir kullanarak müştekinin kıyafetlerini zorla çıkardığı ve müştekinin vajinal bölgesine kendi cinsel organını soktuğu, düzenlenen 11.05.2023 tarihli ATK raporu ile eylem nedeniyle müştekinin vajinal bölgesinde olay tarihi ile uyumlu yeni yırtık oluştuğunun da sabit olması dikkate alındığında mağdurun eylem sırasında rızası olmadığı kanaati ile Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.